MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/12/2011 tarih ve 2010/510-2011/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların ortağı oldukları kooperatife müvekkili banka tarafından açılan kredinin kooperatif tarafından ortaklarına dağıtıldığını ve müvekkili bankaya kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin temlik edildiğini, bu nedenle kooperatif ortaklarının kooperatifin bankaya olan borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu bulunduklarını, davalıların sözkonusu senetten doğan borçlarını müvekkiline ödemediklerini ileri sürerek, 11.086,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacak ile ilgili borçlular tarafından sunulan kasa tahsil fişleri ve müstahsil makbuzları incelendiğinde yapılan kesintilerin ve ödemelerin kooperatif alacağına mahsuben yapıldığı ve davalıların bilirkişi raporunda belirtilen miktarda kooperatife borçlarının kaldığı, ödemelerin dava konusu alacak için yapıldığı,davaya konu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kısmen kooperatife ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 1.485,52 TL asıl alacak ve 4.346,91 TL faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren tarımsal kredilere uygulanan faiz oranında faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 09/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.