Taraflar arasında görülen davadaverilen 18.06.2013 tarih ve 2011/1507-2013/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmaya ait iş makinasının nakliyesi 12.04.2010 tarih 25155 nolu 5.310,00 TL bedelli faturayı tanzim ettiğini, faturanın davalı firmaya tebliğine rağmen ödenmemesi nedeniyle sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak gösterilen faturanın şirkete tebliğ olunmadığını, davalıyla müvekkili arasında herhangi bir nakliye işinin yapılmadığını, müvekkilinin nakliye işlerini mütaahhit firmanın yaptığını, müvekkilinin şirket şantiyelerinde boş irsaliyelerin bulunduğunu, davacının ibraz ettiği irsaliye üzerinde ismi geçen kişinin müvekkilinin çalışanı olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı firmanın ticari defterlerinde, davaya konu faturaya ilişkin kayıtların bulunduğu, davalı firmanın ticari defterlerinde ise davaya konu faturaya ilişkin herhangi bir işlem ve kayda rastlanılmadığı, faturanın davalı firma çalışanına tebliğ edilmesine karşın taraflar arasında borç doğuran hukuki ilişkinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy