Taraflar arasında görülen daesi’nce verilen 14/04/2011 gün ve 2009/498-2011/174 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/06/2013 gün ve 2011/12425-2013/13679 sayılı kararı aleyhinde ya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaükler yaptığının belirlendiğini, davacının sağlık sorunlarından da istifade ederek bankanın 17.01.2008 tarihli ibranameyi imzalattığını, 220.an hisselere ilişkin olarak şimdilik, 100.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm hesaplar ayrıntılı olarak incelenerek davacının zararının 170.613 TL olduğunun belirlendiğini, davacının da kendilerine 17.01.2008 tarihli ibraname verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının belirttiği hisse senetlerinin tamamının satılarak hesaba nakit olarak geçtiği, hisse senetlerine dayalı olarak davacının bankadan alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 28.06.2013 günlü ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 52,40 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy