MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2013 tarih ve 2012/171-2013/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7022 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin alacaklısı olduğu senetlere dayalı müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, usulsüz tebligat ile takibin kesinleştiğini, davalı alacaklı görünen müvekkilinin borcu bulunmadığını ileri sürerek, takip nedeniyle davacının davalıya borcunun olmadığının tespiti ile % 40'dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senetlerin 14.02.2008 tarihli protokol gereğince müvekkilinin davacıya ait ... Özel Eğitim Dershanesi'nin bir kısım hisselerinin devri nedeniyle davacıya ödemesi gereken bedele karşılık verildiğini, ancak senet bedellerinin ödenmesine rağmen hisse devrinin gerçekleşmediğini, protokol hükümlerinin yerine getirilmediğini, tarafların imzalarını içeren 20.05.2008 ve 20.06.2008 vadeli senetlerin ödendiğine ilişkin belgelerden de senet bedellerinin karşılıksız ödendiğinin sabit olduğunu, davacı tarafın sebepsiz zenginleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, icra takibi davacının lehtar, davalı alacaklının ise keşideci olduğu bonolara dayalı ilamsız takip olarak başlatıldığı, takip dayanağı bonoların davacının davalıya devretmesi kararlaştırılan hisse devir bedeli olmak üzere düzenlendiği, bonoların davacıya teslim edildiği, bunlardan 20.06.2008 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli bononun ödendiği, tarihsiz ancak içeriği ve imzası taraflarca kabul edilen belge ile sabit olduğu, davacının davalıya şirket hisse devrini gerçekleştirmediği, davalının şirket hisselerini dava dışı ...'den devir aldığı, davacı takip dayanağı bono bedellerinin ödendiğini ancak davalının ...in şirket hisselerini devralması nedeniyle ....'e davalı yerine ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de, bonoların davalı keşideci elinde olması bedellerinin ödendiğine karine oluşturduğu, bu durumda davada ispat yükünün borçlu olmadığını ileri süren davacıya ait olduğu, davalı dava dışı ...den devraldığı hisse bedelinin davacı tarafından ödendiğini kabul etmediğine göre davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispatı gerekirken bu nitelikte bir delil bildirmediği, davalı tarafa yemin teklifinde de bulunmamaları nedeniyle davalının bedelini ödediği bonolara rağmen davacının şirket hisse devrini gerçekleştirmemesi nedeniyle davalıya iade edilen bonoları ödeme sebebinin ortadan kalktığı, davalının geçersiz ve yerine getirilmeyen protokol nedeniyle ödediği bono bedellerini davacıdan talep edebileceği, davacının davalıdan bono karşılığında aldığı parayı iade etmek zorunda olduğu gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy