MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2011/260-2013/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı asil ... ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın, Kavaklıdere Şubesi'nden 7 adet genel kredi sözleşmesine istinaden davalılardan ... lehine muhatap idarelere verilmek üzere toplam 56.539,18 TL'lik teminat mektubu verdiğini; bu mektuplardan 17.517,33 TL'sinin iade edildiğini; bakiye 39.021,85 TL riskin devam ettiğini, ihtara rağmen meri teminat mektubunu iade etmeyen ve komisyon borçlarını ödemeyen davalılar hakkında ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1948 numaralı dosyasıyla takip yapmalarına rağmen teminat mektubunun iade edilmediğini belirterek, teminat mektubu bedeli olan 39.021,85 TL'nin müvekkili bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere davalılardan müşterek ve müteselsile tahsiline kara verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, Türkiye ... Bankası A.Ş. tarafından düzenlenen 01/05/2002 tarihli 20.671,85 TL, 18/07/2002 tarihli 10.000,00 TL, 18/07/2002 tarihli 3.000,00 TL, 28/08/2002 tarihli 1.600,00 TL ve 28/08/2002 tarihli 3.750,00 TL bedelli toplam 39.021,85 TL'lik 5 adet teminat mektubu bedeli olan 39.021,85 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı bankaya ait faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı asil ... ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme ilamı, davalı asil ...’ya 16/08/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, karar davalı asil tarafından, HUMK`nın 432/1 nci madde hükmünde yazılı 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 11/09/2013 günü temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesi uyarınca süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay tarafından da bu yönde karar verilebileceğinden, davalı asil ...’nın temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili, HUMK'nın 437/1. maddesi gereğince süresi içinde temyiz isteminde bulunmamış olup, davalı asil ...’nın temyizi üzerine HUMK'nın 433. maddesinde öngörülen sürede verdiği dilekçesi ile yaptığı temyizin katılma yolu ile temyiz isteminin kabulü, davalı asil ...’nın usulünce temyiz isteminde bulunmasına bağlıdır. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, davalı asil ...’nın temyiz istemi, usulüne uygun bulunmadığından reddedilmiş olup, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemin de reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı asil ...’nın temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. madde hükmü gereğince süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı asil ...'dan alınmasına, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.