MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.05.2013 tarih ve 2010/54-2013/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... 2003 adlı albümün fonogram yapımcısı olduğunu, davalı tarafın ise müvekkiline ait bu albümün içeriğini tamamen aynı ses kayıtları ile kopyalayarak farklı isim ve sahte bandrollerle korsan biçiminde ... adı ile piyasaya sürdüğünü, davalı şirket yetkilisi hakkında açılan ceza davası sonucunda mahkumiyet kararı verildiğini, ancak temyiz incelemesi sırasında zamanaşımı nedeniyle mahkumiyet kararının bozulduğunu, müvekkilinin bağlantılı hak sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini, davalının bu eyleminden dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ...'nin 70/1 ve ...'nin 70/2 maddeleri gereğince 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminat yanında, üçüncü albüm bandrol miktarındaki düşüş nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, ...'nin 70/2. maddesi gereğince davanın 1 yıl içinde açılmasının gerektiğini, ...'nın 58. maddesi gereğince müvekkilinin kusuru ispat edilemediği için tazminat istenemeyeceğini, davacının dava açma hakkı bulunmadığını, haksız rekabetin ve tazminatın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının haksız eyleminden dolayı davacının kaset satışlarının azalmış olabileceği kabul edilebilir ise de, aynı zamanda müzik sektörünün içinde bulunduğu koşulların da satışların azalmasında önemli olduğu, bu nedenle satışların azalmasının yegane sebebinin davalının eylemi olduğunun söylenemeyeceği, buna karşılık iddia olunan maddi zararın, davalı tarafından farklı eserlere ait bandrol yapıştırılarak satılan ...adlı kaset satışları esas alınmak suretiyle hesaplanmasının oluşa ve hakkaniyete daha uygun düşeceği, zira her ne kadar, davacı fonogram yapımcısı, Borçlar Kanunu'ndaki genel hükümlere göre, fiziki zararını ve yoksun kaldığı kârı ve ...'nin 70/son maddesine göre davalının temin ettiği kârı da, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre talep edebilir ise de, somut olayda, davalının korsan bandrol kullanması ve davacının da benzer bir bandrol kullanımında bulunması nedeniyle, her iki tarafın da bandrol işlemlerinin güvenilir olmadığı, öte yandan, davacının ilk iki albümünün satışlarına göre, üçüncü albümün de aynı sayıda satacağının kabulünün de mümkün olmadığı, zira bir albümün satışının azalmasında, kullanıcılardaki mevcudiyeti, yadırganma ve tüketici beğenilerindeki değişiklikler, popülaritenin kaybı, müzik sektörünün genelindeki daralma, ülke ekonomisinin koşulları, internet kullanımından dolayı fiziki satışların azalması gibi nedenlerin de etkili olduğu, dolayısıyla davacının fiziki zararının ve yoksun kaldığı kâr rakamı ile davalının bu kaset satışlarından elde ettiği gelirin kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı, bu durumda Borçlar Kanunu'nun 51. maddesine göre somut olayın özelliklerine, kusurun ağırlığına ve hakkaniyete göre zararın belirlenmesi gerektiği, buna göre, davacının gerçek maddi zararına en yakın değerlendirme, ...adlı suç ve dava konusu kasetlerin yaklaşık satışı esas alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplama olduğu, bu şekilde yapılan hesaplamaya göre davacının ...'nin 70. maddesine göre davalıdan isteyebileceği maddi zararının 3.549,60 TL olduğu, her ne kadar davacının fonogram yapımcısı olması ve fonogram yapımcılığından kaynaklanan haklara dayanarak talepte bulunmasından dolayı, fonogram yapımcılarının manevi haklarının bulunmaması sebebiyle ...'e göre davacının manevi tazminat talep edemeyeceği kabul edilmekle birlikte, davalının eyleminin özünde bir haksız fiil olması nedeniyle Borçlar Hukuku anlamında bu haksız fiilden dolayı davacının genel hükümlere göre tazminat talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.549,60 TL maddi 3.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 361,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy