MAHKEMESİ : ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2012/109-2013/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2001 tarihinden itibaren ELEKTROMAK +ŞEKİL biçimindeki 2001/07869 no'lu marka tescilinin, 2008 tarihinden itibaren ELEKTROMAK BÜRO MAKİNELERİ ibareli ve 2008/28487 no'lu marka tescilinin bulunduğunu, bu markaların 9, 35 ve 37 sınıfları kapsadığını, davalının ise dijital kayıt sistemleri ve alarmlar gibi elektronik ürünler pazarladığını ve bu ürünlere ilişkin satış destek hizmeti verdiğini ve internet üzerinden ürün pazarladığını, davalının 9 sınıftaki mallar için ... ye yaptığı 2008/56000 no'lu, ELEKTROMAKS ibareli marka tescil başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerinde ... tarafından reddedildiğini, davalının kullandığı ELEKTROMAKS ibaresinin, müvekkilinin markasından sadece sondaki S harfi bakımından farklı olduğunu bu harfin benzerliği ve aynıyeti ortadan kaldırmayacağını, davalının kullandığı internet alan adı nedeniyle tüketicilerin bu sitede pazarlanan ürünlerinin davacıya ait olduğu intibaına kapıldığını, karıştırma ihtimalinin bulunduğunu, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ile davalının elektromak, elektromaks ve ibarelerinin yer aldığı kartvizit, reklam, broşür ve benzeri evrak ve tanıtım vasıtaları ile tabelanın toplatılarak imhasına, markaya vakıf tecavüzün ve haksız rekabetin men'ini, durdurulmasını, davalıya ait internet erişim adresinin iptaline ve bu internet alan adının markasal kullanımının durdurulmasını, engellenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ELEKTROMAKS ibaresini markasal olarak kullanmadığını, müvekkili şirketin faaliyet alanı ile davacının faaliyet alanının farklı olduğunu, müvekkilinin internet alan adını 14 yıl önce tescil ettirdiğini ve 14 yıldır bu internet sitesi üzerinden müşterilerine ulaştığını, internet alan adı yönünden bu kullanımın, KHK'nun 9/2 md anlamında meşru bir bağlantıya dayandığını, müvekkili şirketin tescilli ticaret unvanının bir parçası olan ELEKTROMAKS ibaresini kullanmasının kanuni bir yükümlülük olduğunu, üstün hakka dayalı olarak bu ibareyi kullandığını, davacının tescil ettirdiği ELEKTROMAK ibaresinin özgün ve ayırt edici bir
işaret olmadığını, ticaret alanında herkesin kullanımına açık bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nın 7/c ve 7/d md gereğince bu tescilin hükümsüz olduğunu, bu ibarenin ELEKTRONİK MAKİNE teriminin kısaltılmasından meydana getirildiğini, ayrıca davacıya ait bu markanın kullanmama nedeniyle de hükümsüz kılınması gerektiğini, davacının bu markayı kullandığını ispat edemediğini, müvekkilinin 1999 yılından itibaren internet alan adını ve ticaret unvanı olarak ELEKTROMAKS ibaresini kullandığını, tarafların faaliyet konularının farklı olduğunu, davacının sadece büro makineleri alanında faaliyet gösterdiğini ve internet alan adını kullandığını, davacının güvenlik sistemleri alanında herhangi bir faaliyetinin olmadığını, marka tescillerini, müvekkilinin faaliyetinden ve internet alan adı tescilinden çok sonraları 2001 ve 2008 yıllarında yaptırdığını savunarak davalı adına tescilli 2008/28487 ve 2001/07869 no'lu markaların tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüklerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde, müvekkilinin 2001/07869 no'lu markasının yenilenmediğini, bu nedenle bu marka yönünden hükümsüzlük talebinde bulunulamayacağını dolayısıyla bu markaya ilişkin hükümsüzlük talebinin bu nedenle reddi gerektiğini, 2008/28487 no'lu marka yönünden kullanmama nedeniyle hükümsüzlük talep edilemeyeceğini zira 5 yıllık sürenin henüz geçmediğini, bu markanın ayırt edici olduğunu ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir işaret olmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c ve 7/1-d md yazılı hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediğini ayrıca KHK'nın 7/son md gereğince tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar ve hizmetlerle ilgili olarak ayırt edicilik kazanmış markaların hükümsüz kılınamayacağını, hükümsüzlük dava açma süresinin sona erdiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava bakımından; davalı tarafın 1999 yılından beri ODTÜ nezdinde tescil ettirdiği alan adını kullandığı, 1999 yılından dava tarihi olan 2012 yılına kadar yaklaşık 13 yıl boyunca sessiz kaldıktan sonra davacının internet alan adı nedeniyle, alan adının iptali, davalıya karşı marka hakkına tecavüz, ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla dava açmasının, Türk Medeni Kanunu'nun 2. md anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacı tarafın yaklaşık 13 yıl boyunca internet alan adındaki bu markasal kullanıma sessiz kalmak suretiyle internet alan adı ile alan adındaki ve ticaret unvanındaki çekirdek unsur olan ''Elektromaks'' ibaresi yönünden, gerek bu ibarenin internet alan adında ve markasal olarak kullanılması, gerekse ticaret unvanının çekirdek unsuru olarak kullanılması yönünden dava açma hakkını kaybettiği, bu nedenle davacının alan adı iptali talebi ve bu internet sitesine erişimin durdurulması talebi ile marka hakkına tecavüz, haksız rekabet iddiaları ve bu iddialara dayalı men, durdurma, toplatma ve imha taleplerinin yerinde olmadığı, tarafların uzun yıllar boyunca birbirlerinin ticaret unvanlarına ve ELEKTROMAK ve ELEKTROMAKS biçimindeki kullanımlarına tolerans gösterdikleri, her iki ticaret unvanın çekirdek unsurunun uzun yıllar boyunca sektörde birlikte, nizasız olarak kullanıldığı, davacının da ELEKTROMAK ibaresi üzerinde eskiye dayalı kullanımı nedeniyle hak sahipliğinin bulunduğu, her iki şirketin sektörde uzun yıllardan beri faaliyet göstermekte oldukları ve uzun yıllar boyunca tarafların ticaret unvanlarının çekirdek unsurlarının bu kullanımlarının herhangi bir karışıklık yaratmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş, karşı dava bakımından ise; hükümsüzlüğü talep edilen 2001/07869 no'lu markanın yenilenmediği ve dava tarihinden önce yeterliliğini yitirdiği, her ne kadar hükümsüzlüğü talep edilen diğer marka olan 2008/28487 no'lu markanın ise kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü talep edilmişse de markanın sicile tescil tarihinin 04/01/2010 olması nedeniyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçmediğinden kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, tarafların aynı sektörde uzun yıllardan beri faaliyet göstermekte oldukları ve uzun yıllar boyunca tarafların ticaret unvanlarının çekirdek unsurlarının bu kullanımlarının herhangi bir karışıklık yaratmadığı gerekçesiyle karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 23,40 TL harcın temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy