MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/06/2013 tarih ve 2012/93-2013/188 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.11.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av..., davalı ...Ş. vekili Av... ve TMSF vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 1999 yılı Kasım ayı içerisinde ... AŞ'nin ... Şubesi'ne 25.000 TL'yi vadeli olarak yatırdıklarını, 21.12.1999 tarihinde söz konusu bankanın yönetimine BDDK tarafından el konulduğunu, yapılan araştırmada müvekkillerinin bankaya yatırdıkları mevduatın, banka yönetimi tarafından KKTC'de kurulan ... Bank Ltd adlı bankaya aktarıldığının, müvekkillerinin bankaya olan güvenlerinin kötüye kullanılarak ve iradeleri sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığının, bu şekilde toplanan paranın ... AŞ yönetimi tarafından Balkaner grubu şirketlere ve hayali şirketlere kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkillerinin hesabındaki paranın kendilerine ödenmediğini, davalının müvekkillerinin zararından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 25.000 TL'nin, bankaya yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faizi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve feri müdahil TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın off shore bankasından ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından yalnızca havale işleminin yapıldığını, davacının daha fazla faiz elde etmek için kendi iradesiyle off shore bankasında hesap açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların 1999 yılı Kasım ayı içerisinde 25.000 TL'yi ... Adana Şubesi'ne yatırdıkları, davacıların hesabındaki para ile birlikte birçok mudi tarafından off-shore hesabına yatırılan paranın davalı bankaya ait merkez şubede bulunan bir hesapta toplandığı, off shore bankasına havale edilmiş gibi gösterilen paraların aslında böyle bir şirkete gönderilmediği, mudilerden
toplanan paraların davalı banka yöneticisi ve hakim ortağı olan ... ait şirketlere usulsüz krediler sağlanmak suretiyle tüketildiği, yurt dışında kurulduğu söylenen off-shore bankasının da sırf mudilerin paralarını yüksek faiz getirisi vaadi toplamak amacıyla kurulduğu, bu durumun ceza mahkemesi kararıyla da teyit olunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.000 TL'nin 15.09.1999 tarihinden, 11.530 TL'nin 20.10.1999 tarihinden ve 2.236 TL'nin ise 24.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun mülga BK’nın 41, 55 ve mülga TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararlarının paralarını off shore bankasından tahsil etme olanaklarının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı banka ile feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ...Bank A.Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ... A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacılara ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ... A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ...Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...Bank A.Ş.'ye devredilen ... A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ile feri müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı banka ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı bankaya bakiye harç yükleyen 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı ...Bank A.Ş harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacılar tarafından yatırılan 21,15 TL başvurma harcı ile 371,25 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılmasına, yine hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 5 numaralı bendinde yer alan “371,25 TL peşin harç” ibaresi ile “1.936,25 TL” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, “1.936,25 TL” ibaresinin yerine “1.565,00 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy