Taraflar arasında görülen davada verilen 25/03/2011 gün ve 2006/644-2011/52 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.06.2013 gün ve 2011/8854 - 2013/11649 sayılı kararı aleyhinde davacı ve asıl davanın davalılarından vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davasında müvekkilinin davalı firmasıyla filminin yapımı ve elde edilecek gelirlerin paylaşılmasını konu edinen 05.09.2005 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, işletme belgesinde de açıklandığı üzere, bu sözleşmenin 3.01. maddesinde filminkaynaklanan her türlü hakkının % 60'nın müvekkiline, %40'ının ise davalı Energy firmasına ait olacağının kararlaştırıldığını, 80. maddesi kapsamında müvekkilinin yapımcı sıfatıyla filme ilişkin her türlü hakkına anılan davalıyla birlikte sahip olduğunu, ayrıca sözleşme ile filmin ilk gösterim dahil televizyon yayın haklarının 01.11.2006 tarihinden itibaren 4 yıl süre ile yer ve sayı sınırlaması olmaksızın müvekkiline bırakıldığını, akit davalının müşterek yapımcı sıfatını haiz müvekkilinin onayını almadan filmi diğer davalıya pazarladığını, uyarılara rağmen bu davalının filmi 27.10.2006 tarihinde ilk defa televizyonunda yayınladığını, davalıların yapımcı ve televizyon yayın haklarının münhasır sahibi sıfatıyla müvekkiline uygun bir bedel ödemeleri gerektiği gibi, uğradığı tazminatı da karşılamak zorunda olduklarını ileri sürerek, 80/2. maddesi uyarınca 400.000 USD yayın bedeli ile aynı Kanunun 68/1. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olsaydı üç katı olan 1.200.000 USD kanuni cezasının faiziyle tahsiline ve tecavüz oluşturan eylemin tekrarının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.
Birleşen davasında ise, davalının filmin yapımı ve elde edilecek gelirin paylaşımı sözleşmesine aykırı davrandığını, cezai şart alacağı ile elde edilen gelirden payının bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 50.000 USD cezai şart ile gelir payından 100.000 YTL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
.../...
-2-
Birleşen davada davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen kararın asıl davanın davalısı ve davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/8854 E,2013/11649 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı ve asıl davanın davalılarından vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ve asıl davanın davalılarından vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve asıl davanın davalılarından vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden ayrı ayrı alınarak gelir kaydedilmesine, 21.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy