Taraflar arasında görülen davada verilen 28.11.2012 tarih ve 2009/245-2012/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ...Ş. ve ihbar olunanvekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 15.11.1999 tarihinde62.000 tutarlı 16.2.2000 vade sonlu hesap açtığını, sonrasında bankaya tarafından el konulduğunu, el konulan bankanın dahili davalı ... AŞ'ye devredildiğini, tüm taleplerine rağmen bankaya yatırdığı parayı geri alamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000.00 TL alacağın 16.02.2000 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkilinin davaya dahil edilmesinin yasal olmadığını, talep konusunun bölünerek dava açılması nedeniyle davada dava şartının bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya asliye ticaret mahkemesinde bakılması gerektiğini, ile dahili davalı bankanın farklı tüzel kişiliklerinin bulunması nedeniyle davada taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davada zamanaşımı koşullarının oluştuğunu, müvekkil bankaca gerçekleştirilen bir işlem bulunmaması sebebiyle bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, ile yaptıkları hisse devri sözleşmesi gereğince davanın ihbarının gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; tarafından 15.11.1999 tarihinde davacı adına açılan nolu vadeli hesap ile % 25 oranında faiz getirili ve vadesi 16.02.2000 tarihi olacak şekilde davacıdan toplamda
.../...
-2-
62.000,00 ) tahsil edildiği, daha sonra bu paranın 1 hesaptan, yurt dışında bulunan kıyı ötesi banka olan gönderildiği hususunun sayılı yazısı ve ekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile de sabit olduğu, davacının ödediği bu bedelin kendisine geri ödenmediği, davalı ... davayı takip etmediği, sonuç itibariyle Bankalar Kanunu, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince davalı ... dışında paranın yatırıldığı bankayı en son devralan dahili davalı ...nin de söz konusu paranın iadesi bakımından sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla, 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, dahili davalı ...Ş. ve ihbar olunan vekilleri temyiz etmiştir.
1-Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.Aleyhinde hüküm bulunmayan ve davada ihbar olunan sıfatıyla yer alan vekilinin mahkeme kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, karşı açılmış olup, yargılama sırasında davacı vekilince sunulan 13.6.2012 tarihli dilekçe ile davaya dahili davalı sıfatıyla dahil edilmiştir. Mecburi dava arkadaşlığı hariç, kural olarak devam eden davaya dışarıdan başkasının katılması mümkün değildir. Davacının dava dilekçesini verdiği tarihte yürürlükte bulunan HUMK’a göre ıslah yoluyla da olsa taraf değiştirilemez.Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. O halde, ıslah yoluyla dahi hasmın değiştirilemeyeceği gözetilerek davada taraf sıfatı bulunmayan aleyhine hüküm kurulması doğru bulunmadığından vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yararına bozulması gerekmiştir.
3-Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerlevekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın. yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte gösterilen nedenlerle vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden dahili davalı ...ye iadesine, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy