MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2013/55-2013/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının yetkilisi olduğu şirket arasında ticari ilişkiye dayalı olarak tanzim olunan toplam 40.000 TL bedelli iki adet çekin keşide edilerek, müvekkiline teslim edildiğini, davalının çekler üzerine "Avalimdir ... - 43582416654" diye aval şerhini içerir bir yazı ile adı soyadı ve T.C. kimlik numarasını kendi el yazısı ile yazarak imzaladığını, şirket yazısının oluşturduğu blok ile avalimdir yazısının oluşturduğu blok arasına hem şirketini hem de şahsını kapsayacak şekilde tek imza atarak çeklerin her ikisini de imzaladığını, yetkilisi olduğu şirketin çek borçlarına şahsen de kefil olduğunu sözleri ile de beyan ve taahhüt ettiğini ileri sürerek, davalı taraftan alacaklı olduklarının tespitini, tespit edilecek alacağın davalı tarafından ticari mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yapılan çeklerdeki keşideci DEYZİ HALICILIK LTD. ŞTİ. unvanı üzerindeki imzanın müvekkiline ait olduğunu, çeklerin üzerindeki "... avalimdir" yazısı üzerine müvekkilinin imzası olmadığını, imzanın bir akitte veya beyanda tamamlayıcı unsuru olup, müvekkilinin yasal geçerlilik şartı olan imzayı atmayarak, borca kefil olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu iki adet çekte aval veren üzerinde muameleyi tamamlayıcı imza bulunmadığı, davalı ...'nun avalist olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.