MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/10/2013 tarih ve 2013/103-2013/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticaret unvanının 1978 yılından beri tescilli olduğunu, 1990 yılında ticaret unvanında yer alan “"...Cam” ibaresinin tescili için ...'ye yaptığı başvurunun sonuçlandırılamadığını, aynı ibarenin tescili için 2007 yılında yaptığı başvurunun ise davalı şirkete ait “"...Cam” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ve davalının bu markayı kullanmasının iltibasa yol açtığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar davacı şirket 1978 yılında kurulmuş ise de sektörde fiilen faaliyet göstermediğini, oysa müvekkili şirketin 40 yıla yakın bir süredir cam sektöründe “"...Cam” ismiyle faaliyet gösterdiğini, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 1990 yılında ...'ye yaptığı “"...Cam+Şekil” ibareli marka başvurusunun reddedildiği, başvuru konusu marka ile hükümsüzlüğü istenen marka arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğu, davacı tarafın iddia ettiği ana konunun, marka üzerinde öncelikli ve üstün hakka sahip olduğundan dolayı markanın hükümsüz sayılması olduğu, taraflar arasında devam eden ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2011/170 sayılı dosyası içindeki bilirkişi raporu celp edildiğinde raporda "davacı .... San. A....nin 17.01.1978 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmak suretiyle kurulduğu, davacı firmanın ticaret unvanının esaslı unsurunun "...Cam ibaresi olduğu, 1995-2000 yılları arasında davacı şirketin yıllık rapor kitapçıkları, 2001 yılına ait rapor kitapçıkları, 2002-2003 yılı yıllık rapor kitapçıkları, 2002-2010 yılları arasında şirket faaliyet raporu ve tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafın '"...Cam'
ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunun" belirtildiğinin görüldüğü, söz konusu bilirkişi raporu her ne kadar başka mahkemece alınmış ise de, işbu dava konusunu ilgilendirmiş olduğundan bu rapor içerisindeki bilgi ve belgeler, dosya içindeki davacı tarafın daha önceki marka başvurusu ve deliller dikkate alındığında , ""...Cam" ibaresi üzerinde öncelikli ve gerçek hak sahibinin davacı taraf olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy