Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 14/06/2013 tarih ve 2009/1550-2013/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı banka ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan çek karnesi aldığını, 17/06/2004 tarihinde bankaya gittiğinde hesabında olması gereken paranın bulunmadığını görmesi üzerine yapılan araştırma neticesinde kendisine verilen çek karnesinin 0296722 numaralı çek yaprağına istinaden davalı banka çalışanı olan davalı ... tarafından gereken dikkat ve özen gösterilmeyerek, diğer davalı ... isimli şahsa ödeme yapıldığını öğrendiğini, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, şikayeti üzerine davalılar hakkında ceza davası açıldığını, maddi ve ticari itibarının zedelnmesi sebebiyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili ve davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davacının kendi hesabından bilgisi ve rızası dışında havale yapılması işleminde işbirliği ya da müterafik kusurunun bulunmadığı, yapılan işlemde davalı banka ve çalışanın sorumluluğu bulunduğu davalı ...'in ceza yargılamasında beraat ettiği, ayrıca kusurun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı ... bakımından ispat edilemeyen davanın reddine talep edilen 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan ve davalı ...'den tahisiline, manevi tazminatın isteminin reddine müştereken ve müteselsilen karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı banka ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1) HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2013 yılı için 1.820,00 TL'dir.
Somut olayda, davacı 1.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalı banka ile diğer davalı banka çalışanı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş olup, kabul edilen miktarın 14.06.2013
.../...
-2-
hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, anılan davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 43.15 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 301. 03. 2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy