Taraflar arasında görülen davadkemesi’nce verilen 19/04/2011 gün ve 2010/312-2011/292 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 13/09/2013 gün ve 2011/15110-2013/15605 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ürün sahi 950 ton çeltiğin yerinde emanet alımını yaptığını, söz konusu ürünlerin davalı nezdinde sigortalandığını, emanet edilen çeltik karşılığında kurumca makbuz senetleri düzenlenip kişinin de senetleri kredi çekmek için bankaya ciro ile teslim ettiğini, kurum personellerince 06/03/2009 tarihinde yapılan tespitte depolardan 950 ton çeltiğin taşınmış olduğunun tespit edildiğini, sözleşmelerin fesh edildiğini, emanetçi hakksi'ne ceza davası açıldığını, davaya konu poliçelerde müvekkili kurumun lehdar olarak yer aldığını, çeltiğin mülkiyeti bankaya ait olduğundan emanetçinin hiçbir şekilde tasarrufta bulunamayacağını, emanetçinin bankaya olan kredi borcunu müvekkili kurumun ödemesi nedeniyle depolardan çekilen ürün bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL’nin, ıslahla 618.597,16 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar, Dairemizin 13.09.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davanın reddine karar verildikten sonra davacı tarafça yatırılan başvurma harcının iadesine karşın ıslah harcının iadesine karar verilmemesi yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine ilişkin kararın kaldırılarak, kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
.../...
-2-
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 13.09.2013 günlü,sayılı ilamının 1 numaralı bendinde yer alan “tüm” ibaresinin kaldırılarak yerine “sair” ibaresinin getirilmesine, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “93 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “9.167,80 TL” ibaresinin eklenmesine, bu hususun Dairemizin 13.09.2013 günlü, 2011/15110 Esas-2013/15605 Karar sayılı ilamının 3 numaralı bendi olarak eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy