MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2013 tarih ve 2012/195-2013/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili davacı şirket temsilcisi ...'un 10/05/2012 tarihinde 20/05/2012 keşide tarihli 5658819 nolu ...Bankası ... Organize Sanayi Bölgesi Şubesi'ne ait keşidecisi... Ltd. Şti olan 23.000 TL bedelli çeki, cüzdanı ile birlikte çaldırdığını, müvekkilinin bu çekin zayi olması nedeniyle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/307 Esas sayılı dosyasıyla çek iptali davası açtığını, bu dava neticesinde çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu ve banka tarafından bu tedbirin işlendiğini;ancak davalı ... tarafından 11/06/2012 tarihinde mahkemeye bir dilekçe verilerek çekin kendi elinde bulunduğunu bildirildiğini, bu nedenle işbu çek istirdadı davasının açmak durumunda kalındığını ileri sürerek, davanın devamı süresince icra takibinin tedbiren durdurulması ile dosyaya yatacak paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekin istirdadı ile müvekkilinin ciranta Işık ...Eşya İmalatı-... ve ortaklarından sonraki haklı hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının çekte cirosu bulunmadığından bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının çeki ... Eşya İmalatı-...ve ...isimli firmadan aldığını iddia ettiğini ve fatura ve sevk irsaliyesini ibraz ettiğini;ancak faturalarda malın çek karşılığında verildiğinin açıkça belirtilmediğini, müvekkilinin çekin yasal hamili olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin alacağını geciktirmek amacıyla hareket ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; istirdat davasında ıspat yükünün iddia sahibine yani davacıya ait olduğu, bu davada davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran kişinin yani davalının kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini; ancak dinlenen tanıklar ..., ... ve ... ile ... ve ...birbirini teyit eden beyanlarında istirdadı talep edilen kıymetli evrakın davacı şirket temsilcisi ... tarafından davalı ...'e parayı ihtiyacı olduğundan bahisle tahsil için, rızasıyla verildiğinin anlaşıldığı, halbuki davacının dava dilekçesinde istirdadını istediği kıymetli evrakı cüzdanıyla birlikte çaldırdığını iddia ettiği, bu hususta davacının tutarlı olmayıp, çelişkili beyanlarının bulunduğu, davalının çeki kötüniyetle yada ağır kusurla elinde bulundurduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy