Taraflar arasında görülen davada verilen 16.12.2008 gün ve 2007/123-2008/336 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.09.2013 gün ve 2012/18878-2013/17074 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalı şirketin " ibareli marka tescil başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı idare tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı başvurunun müvekkiline ait marka ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğunu ileri sürereknın 2006-M-2112 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy