MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2009 gün ve 2007/262-2009/161 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.09.2013 gün ve 2012/18888-2013/17076 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "... ..." ve "..." ibareli markalarının uzun yıllardan beri kullanılarak tanınmış marka haline getirildiğini, davalı kuruma yaptıkları tanınmışlık başvurusunun kabul edilmediğini, itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından da reddedildiğini, markalarında esas unsurun "..." değil "..." ibaresi olduğunu, ürünlerin bir çok ülkeye ihraç edildiğini, ödüller aldığını, marka için büyük çapta yatırım yapıldığını, dolayısıyla tanınmışlık vasfına sahip olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2007-M-5965 sayılı kararının iptalini, "2003/21776 sayılı "... ..." ve 2003/21771 sayılı "..." ibareli markalarının tanınmışlığının tespiti ile tanınmış marka olarak tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın sunduğu belgelere göre, yapılan tanıtım, promosyon ve reklamların dava konusu markalar için "..." markasından ayrı, müstakil bir tanınmışlığının olduğunu ispatlamaya yeterli bulunmadığını, "..." ibaresine eklenecek her kelime ile yeni bir tanınmış marka elde edilemeyeceğini, "... ..." ve "..." markalarının başlı başına tanınmışlığını sağlayacak bir kullanımının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, "... ..." markasının tanınmışlık vasfını sağladığı, ancak "..." markasının tanınmış olmadığı gerekçesiyle ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2007-M-5965 sayılı kararının kısmen iptaline, "... ..." markasının tanınmışlığının tespitine, "..." markası ile ilgili talebin reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi
hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy