MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2013/117-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2009 04310-4 numaralı “baca kapağı” tasarımının tescili için TPE nezdinde 04.09.2009 tarihinde başvuruda bulunduğunu oysa, davalının bu tasarımın birebir aynısını 2006 01203 başvuru numarası ile 31.03.2006 tarihinde tescil ettirdiğini, 554 sayılı KHK'nın 8. maddesi uyarınca 12 aylık atıfet süresinin geçirildiğini ve davalının başvurusunun mükerrer tasarım başvurusu olup, yenilik ve ayırt edicilik kriterini taşımadığını ileri sürerek, davalının 2009 04310-4 nolu tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 05.06.2012 havale tarihli dilekçesiyle de HMK'nın 329. maddesi uyarınca dürüstlük ve iyiniyet kuralını ihlal eden davalının 5.000 TL disiplin para cezasına çarptırılmasına ve müvekkilinin tarafına ödediği vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin plastik sektöründe tasarımlarıyla üretken ve tanınmış bir tacir olup, 2009 04310- 4 numaralı “baca kapağı” tasarımının sahibi olduğunu, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte bulunduğunu, davacının hiçbir hakkı olmadığı halde MK'nın 2. ve HMK'nın 114/h maddeleri ile usul ekonomisi ilkesine aykırı olarak, tek bir dava ile tüm taleplerini ileri sürebilecekken gereksiz yere çok sayıda dava açtığını savunarak, davanın reddine, HMK'nın 329. maddesi uyarınca davacının ve vekilinin para cezasına çarptırılmasına, dava kabul edilse dahi HMK'nın 327. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle vekalet ücreti dahil karar ve ilam harcı dışındaki tüm yargılama giderlerine mahkum edilmesine ve HMK'nın 329. maddesi gereğince müvekkilinin tarafına ödediği 4.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına 2009 04310-4 sayı ile tescilli tasarımın, yine davalı adına tescilli 2006 01203 nolu tasarıma neredeyse aynı denilebilecek kadar benzer olduğu, yenilik ve ayırt edicilik kriteri taşımadığı gerekçesiyle, dava konusu tasarımın, 554 sayılı KHK'nın 5, 6, 7, 43/1-a maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, her ne kadar davalı vekili HMK'nın 327 ve 329'uncu maddeleri uyarınca, davacı tarafın yargılama giderlerine,
. disiplin para cezasına ve müvekkilinin kendisine ödediği 4.000,00 TL vekalet ücretine mahkum edilmesini, yine davacı vekili de HMK'nun 329'uncu maddesi uyarınca, davalının disiplin para cezasına ve müvekkilinin kendisine ödediği vekalet ücretine mahkum edilmesini talep etmiş ise de, dava kabul edildiğinden ve şartları oluşmadığından her iki talebin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.