MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.07.2013 tarih ve 2012/37-2013/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı...Ltd. Şti. arasında yapılan acentelik sözleşmesinden doğabilecek borçlar için dava dışı malik Vedat Büyükarslan tarafından taşınmazının 10/09/2004 tarih ve 402 yevmiye numaralı ipotek belgesi ile müvekkili sigorta şirketi lehine ipotek edildiğini, bu taşınmazın daha sonra davalı tarafından satın alındığını, acentenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle feshedilen sözleşme uyarınca müvekkili şirkete 331.130,75 TL vadesi gelmiş borcu bulunduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını ancak davalının alacağı sürüncemede bırakmak için takibe ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/30 Esas sayılı dosyasına yapılmış itirazın iptali ile %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket ile dava dışı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 30/07/2004 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiği, yapılan sözleşme gereğince dava dışı şirket'e poliçe düzenleme ve prim tahsil etme yetkisi verildiği, yine dava dışı şirketin söz konusu hizmetlerinden doğabilecek borçları ile tüm ferilerine şamil olmak üzere 1. derecede ve fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar 80.000 TL bedelle taşınmaz maliki ...tarafından davacı şirket lehine ipotek tesis edildiği, dava dışı şirketin sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin fesih edilerek düzenlenen azilnamenin dava dışı şirket'e gönderildiği, acentenin davacı şirket'e 30/03/2011 takip tarihi itibariyle 330.288,33TL tutarında borcunun bulunduğu ve bunun tahsil edilmemesi nedeniyle davacı şirket tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, davacının haklı olduğu ve ipotek devam ederken taşınmazı satın alan davalı ...'nin bu alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle borçlu ...'nin ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/30 takip sayılı dosyasında 80.000 TL asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile bu davalı bakımından takibin devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen kısımla ilgili olarak % 40 icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine de 12/08/2013 tarihli ek karar ile davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Kararları, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının mahkemenin 19/07/2013 tarihli asıl kararına yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının, mahkemenin 12/08/2013 tarihli ek kararına ilişkin temyiz itirazına gelince, hükmün tashihi ve tavzihine dair HMK'nın 304. maddesine göre, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse, hakim tarafları dinlenmeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
Somut olayda, mahkemece 19/07/2013 tarihinde verilen karar davacıya 05/08/2013 davalıya ise 03/08/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili 12/08/2013 havale tarihli dilekçesi ile davanın kabulüne rağmen lehine vekalet ücreti hükmedilmediği için hükmün değiştirilmesini istemiş, mahkemece, aynı gün davalı çağrılmadan 12/08/2013 tarihli ek karar verilmiştir.
Ancak, davacının talep ettiği değişikliğin yazı ve benzeri açık hatalardan olmadığı, mahkemenin kararında hükmetmediği vekalet ücretine yönelik olduğu ve vekalet ücretine tavzih yoluyla hükmedilemeyeceği düşünülmeden tavzih kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, önceki kararın tebliğ edilmesine rağmen, davalı davet edilmeden tavzih kararı verilmesi de doğru olmamış, mahkemenin 12/08/2013 tarihli kararının bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalının 19/07/2013 tarihli karara ilişkin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 19/07/2013 tarihli hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının 12/08/2013 tarihli karara ilişkin temyiz itirazının kabulü ile 12/08/2013 tarihli hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.