Taraflar arasında görülen davadmesi’nce verilen 16.02.2012 gün ve 2011/142-2012/91 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.09.2013 gün ve 2012/17133-2013/15195 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 1974 yılından bu yana sektörde faaliyette bulunan, 1976 yılında unvanını ticaret siciline tescil ettiren müvekkili şirketin ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunu, birçok ülkede marka tecillerinin bulunduğunu, 5, 22, 29, 30, 31. ve 36. sınıf ürünleri içeren markalarınınnezdinde tescilli bulunduğunu, davalının görsel, fonetik, işitsel ve umumî intiba olarak müvekkilinin tescilli ticaret unvanı ve tanınmış markalarına iltibas ve tecavüz oluşturup haksız rekabet yaratan, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyen 06.11.2009/50106 sayılı, 29. sınıf ürünleri içeren ibareli marka tescil başvurusunuânı üzerine kötü niyet, haksız rekabet, ticaret unvanına tecavüz ile iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak başvurunun reddi arzusunu içeren itirazlarının önce markalar dairesi ve nihaî olarak da sayılı kararla reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmayı hedeflediği ve tamamen kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 05.09.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarakgelir kaydedilmesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy