MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2011 gün ve 2007/338-2011/69 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.10.2012 gün ve 2011/9690-2012/16607 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin taahhüdü altında bulunan ... A.Ş. inşaatı şantiyesinde çalışan ... isimli işçinin 04/02/2000 tarihinde bindiği servis aracının karıştığı kaza sonucunda malul kaldığını, iş kazasının meydana geldiği iş yerinin davalı nezdinde işveren mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, ... tarafından ... . İş Mahkemesi’nde açılan tazminat davasında müvekkili şirket ve davalı şirket aleyhine verilen kararın, dava dışı ... tarafından icraya konulduğunu, davalının sadece 47.750,50 TL ödemede bulunduğunu, kalan icra borcunun müvekkili şirket tarafından ödendiğini ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen 141.162,00 TL’nin 15/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıvekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin 24/04/2007 tarihinde 45.000,00 TL ödemede bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının 50.000,00 USD sorumluluk kapsamının ödeme tarihindeki kur bedeli olması gerektiği, 15/02/2006 ve 16/12/2005 tarihlerinde davacı şirketin yapmış olduğu ödemelerin kur bedelinin asıl alacağın üzerinde olduğu, davalının davacının poliçe kapsamında kalan zararlarının ödemesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 141.162,00 TL’nın 15/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont (Yasal Faiz) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy