MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.03.2011 gün ve 2010/718-2011/185 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.09.2012 gün ve 2011/8327-2012/14265 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkillerinin murisinin dava dışı limited şirkette 1/...'şer pay ile ortak iken, müvekkillerinin murisinin vefat etmesi üzerine müvekkillerinin veraseten şirkete ortak olduklarını, şirketin inşaat işlerini yürütme kabiliyeti kalmadığından inşaat projelerine müvekkilleri tarafından para konulmak suretiyle inşaatların tamamlandığını, yapılan işin sonunda taraflar arasında hesap mütabakatı yapılarak davalının tüm harcamalar toplamından 195.000 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davalının borcunu ödememesi sebebiyle başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı taleplerinin dayanağını oluşturan protokolün ticaret şirketi ile bağdaşmayan bir yapı gösterdiğini, öncelikle ortaklar arasında hesap mutabakatının sağlanması, varsa ödenmemiş sermayenin giderilmesi ve ortaklar cari hesabının yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından çekince konulan hesap mutabakatı kapsamında müvekkilinin ½ payına karşılık, belirlenen bedelin tamamının dava konusu yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacıların ve davalının dava dışı limited şirket ortakları olduğu, davacıların murisinin ölümünden sonra şirket tarafından yapılan inşaatın tamamlanması ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenmiş ve davalı tarafça imzası inkar edilmeyen mutabakat belgesine göre tarafların yapmış olduğu harcamalar arasındaki farkın 226.042 TL olduğu, tarafların bu bedelin 195.000 TL'lik kısmı üzerinde anlaştıkları, taraflar arasındaki ortaklığın ½ oranında olmasına göre davalının davacıya 97.500 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 97.500 TL üzerinden devamına dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.09.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy