MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2011/139-2012/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ayakkabı taban imalatı işi ile iştigal ettiğini, 2000/8929 sayılı çoklu endüstriyel tasarım tescil belgesinin sahibi olduğunu, müvekkili adına tescilli tasarımların davalı şirket tarafından taklit edildiğini, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/1029 D.İş sayılı dosyası ile bu durumun tespit edildiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin ürünlerinin aynısını taklit olarak imal etmek ve piyasaya sunmak şeklindeki 554 sayılı KHK hükümlerine aykırı tecavüzünün, haksız rekabetinin durdurulması, men ve önlenmesine, ürünlerin üretiminin yasaklanmasına ve faaliyetlerin durdurulmasına, üretim araçlarına el konulmasına, müvekkili şirketin fiili zararına karşılık 5.000,00 TL ve yoksun kalınan kazancına karşılık 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın, ürünün üretilmesi için tasarımın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu dikkate alınarak tespit edilecek yoksun kılınan kazancın hesaplanmasında makul bir payın da eklenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tabanlar arasında benzerlik olmadığını, müvekkilinin TPE nezdinde 2009/01279 sayı ile tasarım başvurusunda bulunduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin tescilli markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmediği, oysa davalının 2009/01279 nolu başvurusunun 26.10.2010 tarihinde iptal edildiği, iptaline kadar davalının tescilli markasını kullanmasında yasal bir engel bulunmadığı, davalının tescilli markasının hükümsüzlüğü istenmediğinden davalının TPE tarafından marka tesciline kadar bu markayı kullanmasında dava konusu talepler yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 554 sayılı KHK’nın 23. maddesi koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle tasarım hakkı sahibi olan davacının, davalı kullanımını önleme yetkisi olmamasına, ayrıca karar gerekçesinde tasarım hakkı yerine marka ibaresinin kullanılması maddi hata niteliğinde olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına ve bu hususun neticeye de bir etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy