MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2012 tarih ve 2012/30-2012/476 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.04.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... Aybüke Demirbaş ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 8518560 IMO numaralı FAREWELL isimli geminin donatanı olup, gemisini davalı şirkete 26/05/2010 tarihli BALTIME 1939 Uniform Time Charter isimli sözleşme ile zaman bazlı kira ilişkisi çerçevesinde 6 ay için ve her 15 günde bir kira bedelinin ödenmesi şartı ile kiraladığını, bu ilişki kapsamında ortaya çıkan uyuşmazlık nedeniyle hakeme başvurulduğunu ve İngiliz hakeminin 19/08/2011 tarihli kararı verdiğini, kararın kesinleştiğini, Türkiye ile İngiltere arasında hakem kararlarının tenfizi konusunda mütekabiliyet esası uygulandığını, hakem kararının onaylı sureti ve Türkçe tercümesinin sunulduğunu, hakem kararına konu alacağın kamu düzenine ilişkin olmadığını, davalı tarafa usulüne uygun tebligatın yapılmış olduğunu, MÖHUK'nın 54. maddesindeki şartların mevcut olduğunu ileri sürerek, hakem heyeti tarafından 19/08/2011 tarihinde İngiltere'de verilmiş ve kesinleşmiş hakem kararının aynen tenfizi ile, davalının 285.931,13 USD ve 3.943 Euro tutarında borca yetecek kadar malvarlığı üzerine İngiltere'de yapılan hakem yargılamasının varlığı ve bu kararın kesinleşmiş olduğu dikkate alınarak takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı tesis edilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan müvekkili şirketin hak kazandığı hasar tazminatı için 243.838,13 USD'nin tahsilini, davalıdan müvekkilinin 243.838,13 USD temerrüt zararı için 01/10/2010 tarihinden ödeme gününe kadar üç aylık bileşik yıllık %4,5 oranında faiz olarak tahsilini, yapılan masraflara dair 3.750,00 EURO'nun tahsilini ve masraf için 19/08/2011 tarihinden ödeme gününe kadar üç aylık bileşik yıllık %4,5 oranında faiz uygulanarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gerçek ya da tüzel kişi olduğunun belirsiz olduğunu, hukukumuzda yabancıların Türkiye'de açtıkları her davada dava masrafları ve davalının uğrayacağı zarar için teminat göstermesinin gerektiğini, davacı dilekçesinden kim olduğu anlaşılamayan SIA AQUACHART isimli gerçek şahıs ya da şirketin tahkim kararıyla hiçbir alakasının olmadığını, bu nedenle, hakem kararında taraf olmayan kişilerin hakem kararının
tenfizini istemesinin mümkün olmadığını, verilmiş olan hakem kararının usulen uygun şekilde oluşturulmamış bir hakem tarafından verildiğini, bir hakem kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için hakem kararının geçerli bir hakem veya hakem kurulunca verilmiş olmasının gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi talep edilen hakem kararının, taraflar arasındaki tahkim anlaşması ve İngiliz tahkim kanunu hükümlerine uygun bulunduğu, davalının talepte bulunanın tahkim kararına taraf olmayan kişi olduğu, ayrıca tahkim kararının tenfizi için özel yetki gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı, davacının acentesi sıfatını haiz olduğundan tenfiz talebinde bulunma yetkisini taşıdığı ve acentenin müvekkili adına dava açabilmesi gibi onun adına tenfiz talebi için de özel yetki gerekmediği, tenfizi istenen hakem kararının onaylı sureti ile Türkçe tercümesinin ve tahkim sözleşmesinin ibraz edildiği, MÖHUK'un 60. maddesine uygun başvuru şartlarının varlığı belirlendikten sonra dosyada taraflar arasındaki tahkim sözleşmesine göre başvurulan hakemin verdiği tenfize konu kararın genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadığı, uyuşmazlığın tahkime konu olabilecek nitelikte olduğu, hakem önünde tarafların usulünce temsil edilmiş bulunduğu, tarafların hakem seçiminden usulünce haberdar edildikleri, tahkim sözleşmesinde hükümsüzlük halinin söz konusu olmadığı, hakemin seçiminde ve uyguladığı usulde tarafların anlaşmalarına ya da uygulanan hukuka aykırılık bulunmadığı, hakem kararında anlaşma sınırlarını aşan bir unsurun sözkonusu olmadığı, kararın kesinleşmiş bulunduğu tespit edilmekle, hakem kararının tenfizine yasal bir engel bulunmadığı, ancak davacının tenfiz talebi dışındaki, tahsile ve faize ilişkin diğer taleplerinin ise Yargıtay uygulamalarına göre tenfiz davasına konu edilemeyeceği, tenfiz davasında ancak, davaya konu edilen yabancı kararın tenfizine karar verilmesinin istenebileceği gerekçesiyle, dosyada 5718 Sayılı Kanun'un 61. maddesindeki şartların mevcut olduğu ve aynı yasanın 62. maddesindeki sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, davanın kabulü ile taraflarla ilgili olarak 26/05/2010 tarihli gemi kiralama sözleşmesi konusunda İngiliz JUHN SCHOFFİELD tarafından 19/08/2011 tarihinde verilen ve 11/11/2011 tarihinde kesinleşmiş bulunan hakem kararının 5718 sayılı kanunun 60 vd. maddeleri çerçevesinde tenfizine, davanın niteliği itibariyle, davacının diğer taleplerinin usulü yönden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 24.301,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy