MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.07.2012 tarih ve 2012/51-2012/51 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlu ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve 150.000,00 TL kredi kullandığını, ancak bu ana değin ana para, işlemiş faiz, ...,... ve masrafları dahi 126.000,00 TL tutan borcunu ödemediğini, davalıya muacceliyet uyarısı gönderilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarının, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, bankalardaki mevduatlarının üzerlerine borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ihtiyati haciz talebinin banka kredi sözleşmesine dayandırılmış ve borç miktarının 126.000,00 TL olduğu beyan edilmişse de ihtiyati haciz isteyen tarafından da hacze konu edilecek bakiye borç miktarına ilişkin herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığı, banka kredi sözleşmelerinin, kambiyo senetleri gibi alacağın varlığına ve borç miktarına kanaat getirecek belgelerden de olmadığı, alacaklının İİK 258. maddesi gereğince alacak miktarı ve haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil sunmadığı ihtiyati haciz talebine konu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati hacze ilişkin olup, mahkemece alacağın varlığına ve miktarına ilişkin belge olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmişse de, hesap kat ihtarı ile borç miktarı belirlenmiş ve muaccel hale gelmiştir. Bu durumda mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy