Taraflar arasında görülen davad verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/11-2012/245 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve davalılar ... ve ekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılardan asil ..., davacılar vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ... ile davalılardan ...'ın müşterek araç kiralama işini yaptıklarını, filodaki araçlar üzerinde yarı yarıya mülkiyet haklarının bulunduğunu, ancak araçların bazılarının kağıt üzerindeki mülkiyetinin davalı ... üzerinde, bazılarının mülkiyetinin de dava dışı 3. kişilerde kaldığını, tarafların aralarında 20/08/2002 tarihinde araçların ve diğer malların paylaşımı konusunda bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin C.2 maddesinde, mülkiyeti kağıt üzerinde veya üçüncü şahıslarda görülenlerden hangisinin ...'ya veya göstereceği şahıslara ait olacağının düzenlendiğini, C.2 maddesine göre Ek 2 nolu listede, davacının hakkı olduğu saptanmasına rağmen devri yapılmayan araçların bilgilerinin belirtildiğini, bu araçların gerçek sahibi olan davacının gösterdiği şahıslara devredildiğiniplakalı araçların davalıların kendi rızaları ile devrettiklerini, ancak diğer araçların çeşitli bahaneler ileri sürerek devrini yapmadıklarını, davacının sözleşmede üstlendiği borçlar için davalı ...'a senet verdiğini ve bu senetlerin ödenmesi suretiyle borcun sona erdiğini, bu şekilde edimin yerine getirilmesine rağmen davalıların müvekkiline araçların
.../...
-2-
devrini yapmadıklarını ileri sürerek, araçların davacı adına tesciline karar verilmesini ya da bu 27 adet aracın dava tarihi itibarı ile değeri olan 420.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve sözleşmenin C.2 maddesinde devri yapılmayan her araç için 12.000 Usd cezai şartın davalılarca ödenmesi gerektiği kararlaştırılmış olduğundan, toplam 324.000 Usd cezai şarttan şimdilik 120.000 Usd'lik kısmın 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesindeki faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, tarafların 20/08/2002 tarihli sözleşme yaptıklarını, sözleşmenin C.2 maddesine göre üzerilerine düşen edimleri yerine getirdiklerini, davacıların sözleşmenin 9. maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacıların kendi edimlerini yerine getirmeden, karşı taraftan edimlerin yerine getirilmesini isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İşbu dava ile birleşen sayılı dava dosyasında davacılar vekili, 20/08/2002 tarihli protokol gereği paylaşılan ve davacıların payına düşen araçlar hakkında, davalılar hakkında yapılan haksız haciz işlemlerinin BK 41. maddesi kapsamında haksız fiil olduğunu ve MK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davacılara ait olan ve muvazaalı bir şekilde yapılan takiplerle araçlar üzerinde fiili haciz konularak bağlanan ve bu şekilde satılan araçların, davacılar tarafından bu dönmede kiraya verilememesi nedeniyle uğranılan kar kaybının toplam 120.975 Euro olduğunu, bu miktardan şimdilik 3.000 Euro, ayrıca yeni araç alınması mecburiyetinde kalındığından, bu şekilde uğranılan zararın tazmini için şimdilik 1.000 Euro, haksız haciz nedeniyle oluşan müşteri kaybından meydana gelen zararlardan dolayı şimdilik 2.000 Euro, iş yapılan firma ve kişilere karşı zor durumda kalınması, itibarın sarsılması nedeniyle manevi zarara uğranılmasından dolayı 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, 30/05/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 3.000 Euro tutarındaki kay kaybına ilişkin taleplerini 146.575 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın hukuki dayanağının davacı ile diğer davalı şirket ile yapılan 20/08/2002 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını, müvekkilin bu sözleşmede de taraf olmadığını, bu nedenle husumetin yöneltilemeyeceğini, ayrıca davalı ... alacaklı olduğunu, bu alacak ile ilgili olarak ve müvekkilimin bu şirkette çalışan olduğu yönündeki muvazaa iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını, alacağı tahsil için basiretli bir tacir gibi hukuki yola başvurduklarını ve takipler kesinleşince alacaklı olduğu adına kayıtlı olan araçlar üzerine haciz konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların aralarındaki ortaklığa son vermek amacıyla 20/08/2002 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları, bu sözleşmeden önce yapılan tüm anlaşmaların, anılan sözleşmenin r başlıklı maddesi gereğince hükümsüz kaldığının kabul edildiği, davacı ... ve davalı ...'ın müştereken satın aldıkları araç filoları ile iliğini de alarak bir süre bu işi yürüttükleri, filodaki araçlar üzerinde tarafların yarı yarıya mülkiyet hakkının olduğu, trafik tescil ve ruhsatlarının davalılar ya da 3. şahıslar üzerinde olmasına rağmen araçların gerçek mülkiyetinin her iki tarafta eşit oranda bulunduğu hususunda her hangi bir ihtilafın olmadığı, sözleşmede belirtildiği şekilde davalı tarafın 27 araç bakımından trafik kaydının devrine ilişkin edimini yerine getirmediği, bu nedenle 27 adet aracın dava
.../...
-3-
tarihindeki rayiç bedelinin davacı tarafından davalılardan istenebileceği, ancak davalı tarafa verilmesi gereken bonolardan 15/12/2002 vadeli 27.500 TL tutarındaki bono ve 01/09/2002 vadeli 9.055,50 TL bedelli bonoların verilmediği, bu hususun tüm dosya içeriği ve davacı ... ve davalı ... ile dava dışı tarafından imzalanan 23/08/2002 tarihli ek protokol ve davalı ...'ın aynı tarihli çek tevdi bordrosundan anlaşıldığı, bu durumda davacının davalı tarafa ödemesi gereken, ancak ödemediği anlaşılan toplam borç miktarının 140.377 TL olduğu, aynı şekilde sözleşmeye göre acente belgesinin rayiç bedelinin yarısının da davacı tarafından ödenmesi gerektiği ve 2002 yılında acente belgesinin rayiç bedeli 50.000 TL olup, yarısı olan 25.000 TL'nin de davacının borcuna eklenmesi gerektiği, sonuç itibarı ile bu tasfiye sözleşmesi kapsamında davacıların davalılara olan borç miktarının 165.377 TL miktarında bulunduğu, 27 adet aracın dava tarihindeki rayiç değerinin 320.500 TL olduğu , bundan davacıların borç miktarı olarak belirlenen 165.377 TL'nin tenzili ile bakiye 155.123 TL miktarındaki alacağın davalılardan alınıp davacıya verilmesi gerektiği, davacının ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle BK 81. maddesi kapsamında cezai şart isteminde bulunamayacağı, birleşen davada, davacının kar kaybı talebi bakımından ise, davalı tarafından devri gereken 27 adet aracın devrinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle davalı şirketin borcu nedeniyle, icra takiplerinin yapıldığı, takip alacaklısının davalı ... olup, kesinleşen takiplerden dolayı davalı adına kayıtlı olan, ancak taraflar arasındaki protokol kapsamında, davacıya devri gereken 17 adet aracın kullanılamaması nedeniyle davacının zarara uğradığı, fiili haciz tarihleri ile birleşen dava tarihi arasında olmak üzere tüm işletme giderleri ve masraflar da tenzil edildiğinde, davacının kar kaybının 194.516 TL olduğu, sunulan deliller kapsamından BK 49. ve MK 24. maddesinde belirtilen manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 155.123 TL miktarındaki araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davada fazla istemin ve cezai şart isteminin reddine, birleşen davada, davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine, davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 94.516 TL miktarındaki kar kaybının bu davalıdan alınıp, davacılara verilmesine, bu miktara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizinin uygulanmasına, fazla istemin ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili ve davalılar ... ve . vekili, temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sözleşmede faizle ilgili düzenleme akti faiz ile ilgili olup temerrüt faizi ile ilgili olmamasına göre davacılar vekili ve davalılar ... ve vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
-4-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalılar ... ve . vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ve yine adı geçen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 29,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 13.345,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... ve Şti. alınmasına, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy