MAHKEMESİ: ... 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 gün ve 2009/987-2011/257 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.11.2012 gün ve 2011/11261-2012/17429 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete yük taşıma nedeniyle şirketten olan "kiralık araç makine taşeron hakediş raporu" başlıklı belgelerden kaynaklı toplam 63.425 TL, % 18 KDV dahil asıl alacak ve 18.200 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 81.625 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının icra dairesinin yetkisine, kesinleşmiş bir borçlarının olmadığından bahisle de borca itiraz ettiğini, bu şekliyle borcun kabul edildiğini, ancak kesinleşmiş bir borç bulunmadığının beyan edildiğini, davalı şirketin yetkiye ve borca ilişkin yapmış olduğu itirazların hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 35.000 TL asıl alacak (KDV dahil) ve 5.000 TL faiz alacağı yönünden itirazın iptalini ve müvekkili lehine % 40 oranında icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacının 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarındaki çalışmaları karşılığında 46.298,67 TL hak ediş yapmış olduğunu, davacının kendisine yapılan ödemeleri ve kesintileri dikkate almaksızın bazı alacaklarını da iki kez gösterecek şekilde alacak iddiasında bulunduğunu, bu alacağını gerek nakit avanslar gerek müvekkilinden almış olduğu motorin ve gerekse vermiş olduğu çeklerle tahsil ettiğini, müvekkilinin davacıya 99,99 TL borcunun bulunduğunu, kendilerine davacı tarafça kesilmiş herhangi bir fatura olmadığından %18 KDV talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın 99,99 TL dışında kalan kısmının reddi ile davacının % 40 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının asıl alacağının 20.917,09 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına ve davacı lehine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05/11/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy