MAHKEMESİ: ... 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 gün ve 2008/328-2010/632 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.10.2012 gün ve 2011/9115 - 2012/16620 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, “MS ÇİFT YILDIZ+şekil+şirket ismi” markasının müvekkili adına 1998 yılından beri 07.,12. ve 19. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının “KANAT ÇİFT YILDIZ+şekil+şirket ismi” ibaresinin TPE nezdinde 06., 07., 19. ve 35. sınıflarda 2007 yılında tescil edildiğini, davalının ibaresinin tescilinin 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesine aykırı bulunduğunu, müvekkili şirketin “Çift Yıldız” ibaresini sektörde maruf ve meşhur hale getirdiğini ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne ile markalar sicilinden terkinine ve davalı şirketin unvanında yer alan “Çift Yıldız” ibaresinin ticaret unvanından silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markaları ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını, davacının sessiz kalarak hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen emtialar bakımından davacının markası ile davalı şirkete ait markanın 556 sayılı KHK'nin 8/1-b hükümleri anlamında benzer oldukları, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının önceye dayalı bir hakkının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile hükümde belirtilen ürünler bakımından davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “Çift Yıldız” ibaresinin de ticaret unvanından silinmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.10.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy