MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2012 tarih ve 2012/1025-2012/1026 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, asıl borçlu tarafından kredi bedeli karşılığı olan 340.911,82 TL’nın süresi geçmesine rağmen ödenmediğini, karşı tarafın kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefilleri olduklarını, borçlulara ihtarname çektiklerini ve buna rağmen borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talebe dayanak banka kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlanması açısından yasanın öngördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK’nun .... maddesi kapsamından bir kabulün de bulunmadığı açıkça anlaşılmakla sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşme, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır. Anılan kanunun yürürlük kanunu olan 6101 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmüne göre, uyuşmazlığa uygulanması gereken kanun 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu hükümleridir. Kredi sözleşmelerinin imza tarihinin ve kredinin kullandırılma tarihinin 01/07/2012 tarihinden önce olması nedeni ile uyuşmazlıkta 6101 sayılı Yasa'nın 4 üncü maddesinin uygulanması söz konusu edilemeyeceği gibi yeni Borçlar Kanunu ile düzenlenen genel işlem koşullarına aykırılık da, Yürürlük Kanunu'nun .... maddesi kapsamında değerlendirilemez. Yürürlük Kanunu'nun 7.maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy