MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2012 tarih ve 2012/389-2012/389 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı arasında fason imalatı sözleşemesi imzalandığını, bu sözleşmeyle yangın fanı ve jet fan imalatının davalı tarafından yapılacağının ve imal edilen bu ürünlerin müvekillerine ait ... ve davalıya ait ... markası adı altında müvekkilleri tarafından satılacağının kararlaştırıldığını ancak davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak kendisinin satış yaptığını ayrıca müvekkilinin müşterilerini de kendi internet sitesinde referans olarak gösterdiğini davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının kendi internet sitesinde yapılan bu yayının durdurulması, davalının müvekkillerinin reklam ve katologları ile iltibas yaratacak şekildeki reklam ve katolog yayınlarının durdurulması konusunda ve davalı adına kayıtlı gayrimenkul ve menkul mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tensip kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı haksız rekabete dayalı açmış olduğu tazminat davasında ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş olup, mahkemece bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HMK’nun 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nun 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK.'nun 391/2 maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy