MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2010 gün ve 2009/125-2010/433 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/11/2012 gün ve 2011/1705-2012/18623 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2007/52933 sayılı marka başvurusu ile "...+şekil" ibaresini marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın ... ... tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa “..." ibaresinin tescili halinde müvekkiline ait "..." ibareli marka ile karışıklığa yol açacağını, ayrıca müvekkiline ait "..." markasının tanınmış olduğunu, markanın başka sınıflarda tescili halinde bile müvekkiline ait markanın itibarından haksız olarak yararlanacağını ve markanın itibarını zedeleyeceğini iddia ederek, ... ...’nun ....04.2009 tarih ve 2009-M-1725 sayılı kararın iptaline, başvurunun marka olarak tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, benzerlik bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının itiraza dayanak yaptığı marka "...", "... ...", "... ...+şekil", "... ...+şekil", "...+şekil", "... ...+şekil", "..." ibaresinden oluştuğu, davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu ibarenin ise “... ...+şekil” ibaresinden ibaret olduğu, taraf markalarının aynı olmadığı, sonradan tescili istenen “...” markasının, davacı markalarının esas unsuru durumunda bulunan “...” ibaresine “...” sözcüğünün eklenmesi suretiyle oluşturulduğu, bu durum da, markaların özellikle okunuşlarının birbirine çok yakın olmasına, dolayısıyla aralarında işitsel açıdan benzerliğe yol açtığı, kulağa gelen ses uyumu itibariyle benzerlik olduğu ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davalı markasında kullanılan şekil unsurunun markalar arasındaki ayırt ediciliği sağlamaya yeterli olmadığı, bu anlamda görsel benzerliğin de bulunduğu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; marka ve işaretler arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1.b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, marka hükümsüzlüğü davası yönünden, davalının dava aşamasında hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürdüğü 2002/07207 tescil numaralı “...” markası ile aynı sınıflarda tescil edilmek istendiği, davacının ''..." markasının tanınmış marka olduğu, davalının “...” markasının Türkiye’de belli bir tanınmışlık seviyesine ulaştığını gösteren herhangi delilin bulunmadığı, aynı veya benzer markaların farklı mal ve hizmetlerde kullanılabileceği, bunun istisnasının tanınmış markalar olduğu, davalının listesinde 09., 38., 41. sınıflarda tescil edilen mal/hizmetlerin davacının markalarının tanınmış olma niteliğinin bulunduğu ve markanın imajının söz konusu olduğu bisküvi ve çikolata gibi ürünlerle herhangi bir benzerliği veya bağlantısı olmadığı gerekçesiyle, ... kararının iptali için açılan davanın reddine, markanın hükümsüzlüğünün tespiti için açılan davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.