MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2012 tarih ve 2006/612/2012/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...'ın banka müşterileri olduğunu, hesabından 30.06.1996 keşide tarihli, 44,41 TL tutarlı çeki keşide ederek, dava dışı BMS Tekstil firmasına verdiğini, bu firma yetkilisinin çeki kaybetttiğini, çekle ilgili olarak ödeme yasağı kararı alındığını, ancak çek numarasının hatalı olarak bildirildiğini, bunun üzerine davalıların çeki tahrif ederek bankaya ibraz etmeleri sonrası 300 TL ödeme yapıldığını, çek müşterileri olan ...'ın haklarında tazminat davası açtığını, yapılan icra takibi sonrası 990 TL ödemek zorunda kaldıklarını, zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, dava tarihi itibariyle 300 TL asıl alacak ve 1.732,89 TL işlemiş reeskont faizi olmak üzere 2.032,89 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., çekteki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., olay tarihinde davalı ...'in yanında çalıştığını, çeki bankadan tahsil için kendisine verdiğini, parayı tahsil ederek ödeme yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın ...'in yanında işçi olarak çalıştığı, çekin bankadan tahsil için kendisine verildiği, anılan davalının bu nedenle çeke hamil olduğu, olayda sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'nin çekteki imzasının sahte olduğunun anlaşıldığı, davalı ...'in haksız olarak ele geçirdiği çek üzerinde tahrifat yaptığı, sahte cirolarla kendisini hamil gibi gösterdiği gerekçesiyle, davalı ... ve Ertan yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 1.759,07 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ...'a yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ...'a yönelik temyiz istemine gelince; HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 1.000 TL.sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2012 tarihi itibariyle 1.690 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, davacı taraf 2.032,89 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece 28.03.2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne, 1.759,07 TL’nin davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş olup, söz konusu reddedilen miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılar ... ve ...'a yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'ncü maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.