MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2012 tarih ve 2012/60-2012/61 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haczin kaldırılmasını talep eden vekili, davalının talebi sonucunda müvekkilinin .... kişiden olan alacakları üzerine ihtiyati haciz konulduğunu ancak müvekkili tarafından açılan iflasın ertelemesi davasının ara kararı gereğince verilen ihtiyati tedbir kararı ile ihtiyati haciz dahil tüm takiplerin durdurulduğunu, müvekkili hakkında takip yapılmayacağının karara bağlandığını ileri sürerek, mahkemenin 2012/60 Değişik İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacaklı ihtiyati haciz isteyen tarafça borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/460 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, İİK.'nun 266. maddesinde "borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir, takibe başlandıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer" hükmünün yer aldığı, buna göre talebe konu ihtiyati haczin takibe konulduğu gerekçesiyle, dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararı alan vekili temyiz etmiştir.
Talep, İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İİK. 266. maddesi ihtiyati haczin kaldırılması talebiyle ilgili olup, borçlunun ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemece kabul edilecek “rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti” göstermek şartıyla talep etmesi halinde takip kesinleştikten sonra bu talep hakkında görevli mahkeme icra hukuk mahkemesidir. Davacının talebi ise İİK. 265. maddesi kapsamında olduğundan, mahkemece İİK. 266. maddesine göre görevsizlik nedeniyle talebin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, davacının itirazı incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz kararı alan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy