MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../07/2011 gün ve 2010/243-2011/270 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/.../2012 gün ve 2011/12203-2012/19269 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TR 2009/02541 sayı ile tescilli "tekrar yazılıp silinebilme özelliğini haiz alıştırma defter/kitabı" başlıklı faydalı modeli bulunduğunu, "sihirli yazı bitmeyen defter" markalı defterlerin müvekkil tarafından ilk olarak üretilip halen de tüm hakları müvekkilde olmak üzere satışının yapıldığını, davalı şirketin www.atayayıncılık. adlı internet sitesinden ulaşılabilen ve satışı yapılabilen "Benim Uygulama Kitabım" isimli yayınının tüm hakları müvekkilinde olan faydalı modelin aynısı olduğunu, davalının bu eyleminin faydalı modele tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalının faydalı modele tecavüz eyleminin tespiti ve önlenmesine, ....000 TL manevi tazminat ile şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından hiçbir ihtarda bulunmaksızın mahkemeye başvurulduğunu, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, söz konusu tescilli faydalı modelin varlığından ....07.2010 tarihli bilirkişi raporu ile haberdar olunduğunu, anılan rapor üzerine müvekkilinin web sitesindeki tanıtım ve teşhirin kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı Ata Dershanecilik Ltd. Şti. vekili, davalı adına 2009/ 02541 sayı ile tescilli "tekrar tekrar yazılıp silgisiz silinebilme özelliğini haiz bir alıştırma defteri/kitabı" başlıklı buluşa sahip olduğunu, ancak davalının ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/243 Esas sayılı dosyasına sunulan ....2010 tarihli ek beyan dilekçesinde 2005 yılında Kültür Bakanlığından alınan ISBN numarası ile belirtilen tarihten itibaren kitapevlerine satışının yapıldığını beyan ettiklerini, ayrıca buna ilişkin faturaları eklediklerini, söz konusu ürünün 2005 yılından bu yana piyasada iken 01.04.2009 tarihinde faydalı model tescil başvurusunda bulunulduğunu, söz konusu faydalı modelin 551 sayılı KHK'nin 156.maddesine göre yenilik vasfına haiz olmadığını ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 01.04.2009 tarih ve TR 2009-02541 Y sayılı faydalı model belgesinin yenilik unsurunu taşımaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl davada davacı vekilinin ....2010 tarihli "ek beyan ve delillerimizin sunumudur" konulu dilekçesinde davaya konu olan "sihirli yazı" isimli müvekkiline ait tescilli ürünün 2004/2005 öğretim yılında çıkarıldığını ve davalı tarafın 2005 yılından itibaren bundan haberdar olduğunu beyan ettiği, ayrıca bu dilekçeye ek olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nün 09...2005 tarihli "Sihirli Yazı" isimli eser için verdiği "ISBN" numaralarına ilişkin yazılar, bunun yanında "Sihirli Yazı Defteri"nin satışına ilişkin ....2005, 28...2005, ....11.2006, 01.11.2006 tarihli değişik faturalar ibraz ettiğini, dava konusu faydalı modelin başvuru tarihinin 01.04.2009 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, faydalı modele konu ürünün başvuru tarihinden 4 yıl önce kamuya sunularak açıklandığı gerekçesiyle asıl dava davalısının ürününün faydalı modele konu ürünle benzer olmasına ve faydalı model belgesine konu hakları ihlal ettiği anlaşılmışsa da hükümsüzlük şartları oluşan faydalı modele dayanarak faydalı modele tecavüzden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ... adına tescilli TR 2009-02541 Y sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair verilen karar asıl davanın davacısı- birleşen davanın davalısı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27/11/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davacı birleşen davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 28/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy