MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 gün ve 2010/331-2011/88 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.10.2012 gün ve 2011/9968 - 2012/16225 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkilince davalı şirket aleyhine Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesine açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğinin 09.06.2009 tarihinde karara şerh edildiğini iddia ederek Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 22 0 360/07 numaralı kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını, kararın gerekçeden yoksun olması nedeni ile Türk kamu düzenine aykırı bulunduğunu davacının müvekkili şirketin ortağı olup verilen kararın ...'nun 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, söz konusu mahkemenin gıyapta verdiği tenfize konu kararın, usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmediği, MÖHUK.'nun 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği, kesinleşmenin dava ön şartı olup kesinleşmeyen ilamlara karşın tenfiz istenemeyeceği, doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinin, davalının savunma hakkını kısıtladığı gibi esasen MÖHUK.'nun 54/c maddesi gereğince kamu düzenine de aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.10.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.