MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/11/2012 tarih ve 2012/146-2012/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kurum arasında 2009 ve 2010 yıllarında Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu temizlik hizmetini, ihale makamı ve davalı olan Toprak Mahsulleri Ofisine sağlayarak sözleşme gereği üzerine düşen borcun ifa edildiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasının 81. maddesine (ı) bendinin eklendiğini, sigorta primlerini peşin ödeyen işverenlere %5 işveren priminin hazinece karşılanmasına yönelik teşvik hükümleri getirildiğini, müvekkilinin davalıya olan taahhüdünü eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davalının hukuken geçerliliği olan hiçbir gerekçe göstermeden teşvik miktarına denk olan toplam 10.719,77 TL 'yi Şubat 2009-Ocak 2011 arasına ait hak edişlerden olarak kestiğini, ileri sürerek kesintilerin yapıldığı hak ediş ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,müvekkili kurum tarafından yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu, ilgili firmanın kesmiş olduğu faturaların incelenmesi sonucu 01/07/2009 tarihi ve bu tarihten sonraki faturalarda %5'lik hazine indirimi tutarını faturadan re'sen düştüğünü, böylece davacı şirketin hazine tarafından karşılanan prim tutarını istihkakından kendisi düştüğünden, herhangi bir kesinti yapılmadığını, müvekkili idarenin yapmış olduğu işlemin, mevzuatı, firmayla akdedilen sözleşmeyi ve idari şartnamede belirtilen hususları uygulamaktan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;5510 sayılı kanunun 81/1 fıkrasında, kanunun 4.cü maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör iş verenlerin belirtilen primlerinin iş veren hissesinin 5 puanlık kısmını isabet eden tutarın hazinece karşılanacağının düzenlendiği, yasanın gerekçesinden bu düzenlemenin amacının ekonomik istihdam paketi kapsamında işci çalıştırılmasını teşvik olduğu bu hususun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında bir fiyat farkı olmadığı, 25/10/2008 tarihli ve 27035 sayılı resmi gazetede yayınlanan ihale tebliğine ilişkin genelgenin, 04/03/2010 tarih ve 27511 sayılı genel tebliğin de bu olaya uygulanacak nitelikte olmadığı ve yasanın amir hükmü karşısında davalı idarenin kesinti yapmasına yasal dayanak olmadığı yasanın amir hükmünün bir tebliğ ile değiştirilmesi mümkün bulunmadığı ve yasanın bir üst norm olması nedeniyle yasanın amir hükmünün uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 10.719,77 TL'nin dava tarihi itibariyle, ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 573,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy