MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2012 tarih ve 2011/256-2012/218 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.05.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.'den olan alacağına istinaden giriştiği icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, itirazın iptali davası sonucu borçlu itirazının kaldırıldığını, icra takibine devam edildiğini, ancak şirketin herhangi bir mal varlığına rastlanmaması nedeniyle 25.11.2010 tarihinde borç ödemeden aciz vesikası alınarak dosyanın kapatıldığını, borçlu dava dışı ... A.Ş.tarafından 05.12.2007 tarihinde yaptırılan mali müşavirlik inceleme raporunda, o tarihte şirkette toplam 2.836.779,69 TL mal varlığı ile araç bulunduğunun tespit edildiğini,2008 yılı başlarında neredeyse 1.000.000 TL aktifi olan şirketin davacı tarafından borçlu aleyhine dava açılmasından sonra kötü idare edildiğini, içinin boşaltıldığını ve kasten zarara sokulduğunu, araçların elden çıkarıldığını, davacının alacağının ödenmediğini, İİK.'nın 179, 345/a ve ....'nın 324.maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri davalıların iflas bildirimi yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bütün bu işlemlerden yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin sorumluluklarının bulunduğunu,....'nın 309 ve 342. maddeleri uyarınca 336. maddesi gereği sorumlu olduklarını ileri sürerek, davacının aciz vesikasında belirtilen 866.784,16 TL alacağının faizde tekerrür olmamak kaydıyla 358.421,46-USD ana para alcağının temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, yönetim ve denetim kurulu üyeleri davalıların eylemlerinin iddiaya konu zarara sebebiyet vermiş olsa bile bu zararın öncelikle dava dışı ... A.Ş.'nin mal varlığında ortaya çıktığından, ... A.Ş.'nin doğrudan zarar gören olduğu, davacının iddia ettiği zarar ise dolayısıyla zarar niteliği taşıdığı, dolayısıyla zarar gören şahıs sıfatıyla dava açan davacı-alacaklı şirketin, dava sonunda hükmedilecek tazminatın kendisine verilmesini istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy