MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2012/471-2013/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tahsil cirosuyla devraldığı lehtarı ...Ltd. Ştd., muhatabı ... Fabrikası olan 09/09/2012 tarihli 4.000,00 TL bedelli bononun kaybolduğundan bahisle bankanın hak sahipliğinin tespitini, bononun iptaline karar verilmesini ve bononun ibrazı halinde ödemeden yasaklanması için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
...1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin temyiz olunmaksızın kesinleşen görevsizlik kararı uyarınca dosyanın gönderildiği ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi kıymetli evrak iptaline ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı işi olduğu ve aksine bir düzenleme bulunmadığı için 01/.../2011 tarihinden sonra açılan çekişmesiz yargıya ilişkin davalarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir
01.....2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında hasımsız olarak açılan kıymetli evrakın iptali davalarının da HMK 383/...-e/6 maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Ancak bu nitelikteki davalar aynı zamanda 6102 sayılı ...’nın 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde bulunduğundan da ...’nın 5. maddesi uyarınca ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlemleri bakımından asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. ...’nın bu hükümlerinin HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenleme olduğu, ayrıca ...’nın 757. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğu şeklindeki düzenleme de gözetildiğinde bu dava ve işler bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemelerinin görevli bulunduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle, tüm bu yasal ve gerektirici nedenler karşısında yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yerinde olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.