MAHKEMESİ : ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2011 gün ve 2010728-2011/137 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.12.2012 gün ve 2011/13983-2012/20276 sayılı kararı aleyhinde davalı-birleşen davanın davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." markasını 02.09.2008 tarihinde tescil ettirdiğini, "..." harflerinin üzerinde sincap resmi olan markanın da davalı adına 17.09.1998 tarihinde tescil olunduğunu, davalının müvekkilinin marka ve amblemini taklit ederek ve kahve paketlerini müvekkili paketlerine benzeterek haksız menfaat sağladığını, davalının markaya tecavüz eylemi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkili markasına yapılan tecavüzün önlenmesini, taklit edilen malların toplatılmasını, araç olarak kullanılan ekipmanlara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen hükümsüzlük davasının reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili, asıl davaya cevap vermemiş, birleşen davada, müvekkilinin 1996 yılından beri "... Kahvesi" adı altında ürün sattığını, davalı markası ve kullanımının müvekkili markasıyla iltibas yarattığını, müvekkilinin 2000 yılından beri ürünlerini aynı ambalajla satışa sunduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı-birleşen davanın davacısının markasını tescil ettirdiği forma uygun kullanmaması ve "..." sözcüğünü vurgulaması nedeniyle tescil ettirdiği marka hakkına dayanamayacağı, davacının ise "..." ibaresini çok daha önce kullanmaya başladığının, 70'li yıllardan beri işletmesinin "..." olarak tanındığının sunulan delillerle ortaya konulduğu, davalının "..." ibaresini ön plana çıkararak
karışıklık yarattığı, ambalajların genel görünümünde de benzerlik bulunduğu ortalama tüketicinin kurukahve gibi düşük fiyatlı bir ürünü alırken fazla zaman harcamadan karar vereceği, taraf ürünleri arasında iltibas doğacağı, davacının fiili öğrendiği 30.03.2009 tarihinden dava tarihine kadar tercihine göre talep edebileceği lisans ücretinin 7.064,54 TL olduğu, talebini ıslah etmediği gerekçesiyle, birleşen dava yönünden hükümsüzlük talebinin reddine, asıl dava yönünden davalının kullanımının davacının markasına tecavüz ve iltibas oluşturduğunun tespitine, bu şekildeki kullanımın ve ürün satışının önlenmesine, davalı ürünlerin toplatılmasına, 1.000 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranlı ticari temerrüt faiziyle tahsiline, davacının maddi tazminat bakımından fazla haklarının saklı olduğuna dair tesis edilen karar, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy