MAHKEMESİ : ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....05.2011 gün ve 2009/97-2011/89 sayılı kararı onayan Daire’nin 18...2012 gün ve 2011/14622-2012/21129 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili olan şirketin Türkiye'nin önde gelen büyük medya kuruluşlarından biri olup "HABERTURK" markasının 2002/30249 nolu ile 16, 38 ve 41. sınıf, 2000/23232 no ile 38, 41 ve 42. sınıf emtialar yönünden müvekkili adına tescilli olduğunu, 2008/11448 no ile 41. sınıf emtialar yönünden davalı adına tescilli "Haber TURKA BY Y.T" markasının müvekkilinin tanınmış markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı ve benzer emtialarda kullanılmak üzere tescil edildiğini, davalının gazete ve internet sitesi isminde "BY Y.T" ibaresini kullanmadığını, yalnızca "Haber TURKA" ibaresini kullandığını, davalı markasının aynı ve benzer emtiaların yanında farklı emtialarda da kullanılacak olmasının müvekkilinin markasının ayırt edici özelliğini zedeleyeceğini, itibarına zarar vereceğini ve müvekkilinin markasından haksız yararlanmaya yol açacağını iddia ederek davalının "Haber TURKA BY Y.T." markası kapsamında bulunan tüm emtia ve hizmet sınıfları için hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, "Haber TURKA BY Y.T." ve "HABERTURKA" adının alan adı da dahil olmak üzere tüm tanıtma vasıtalarında kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescil sürecindeki yasal süre içinde itiraz etmediğini , yasal süre içinde dava açmadığını, itiraz hakkının zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin çıkarttığı ... Haber Turka gazetesinin 2005 yılından beri yayınlanmakta olduğunu, davacının yayınladığı gazetenin ise bir yıldır yayınlanmakta olduğunu, gazeteler incelendiğinde logoların hiçbir şekilde benzeşmediğini, renklerinin, şekillerinin, harflerinin dizilişi ve grafik özellikleri bakımından iki markanın birbirinden tamemen farklı olduğunu, müvekkili şirkete ait internet sitesinin 2003 yılından beri internet ortamında bulunduğunu, davacının müvekkil şirketin markasından yeni haberdar olduğu iddialarının inandırıcı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen markanın 41. sınıftan hizmetler için tescilli olup kırmızı renkli "Haber Turka by y.t". ibarelerinden, davacının markasının ise kırmızı renkli harflerle yazılı "HABER TURK" ibaresinden oluştuğu, davalının markasındaki son (A) harfi dışındaki tüm harfler ve harflerin
sırası ve hatta renklerinin aynı olduğu, "By, y.t." harflerinin ilavesinin markalar arasındaki güçlü görsel, işitsel ve fonetik benzerliği önleme gücüne sahip olmadığı, markaların tescil kapsamındaki 41. sınıf hizmetler de aynı olduğundan orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin yüksek olduğu, davalı öncelik hakkına sahip olduğunu iddia etmişse de davacının "HABER TURK" ibareli ilk markasının .../.../2000 tarihli başvuru ile tescil edilmiş olduğu ve davalının "Haber Turka ..." adlı gazetesinin 18/02/2005 tarihinde yayına başladığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2008 11448 nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, tescilli markanın hükümsüzlüğünün kesinleşmesine kadar kullanım hakkı bulunduğundan ve kullanımı davacının marka haklarına tecavüz veya haksız rekabet oluşturmadığından diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy