MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2012 tarih ve 2012/227-2012/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin bir kısmının şoför esnafı, dernek olan müvekkilinin de diğer davacıların üye oldukları esnaf odası olduğunu, davalı ...’nın bünyesindeki Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’na ait minibüs sınıfından araçların İzmir Adliyesinde taşınacak hizmetlerinde kullanılmakta olduğunu, konuyla ilgili açtıkları ilk davanın vakfa karşı açıldığını ve hasım sıfatı olmadığından reddedildiğini, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabet oluşturan faaliyetlerinin önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada husumetin Ceza İnfaz kurumu ve iş yurtları kurumuna yöneltilmesinin gerektiğini, öte yandan esasen açılan davanın yerinde olmadığını, haksız rekabet koşullarının gerçekleşmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının haksız rekabet olarak düzenlenen karalama, kötüleme iddiaları ile ilgili olarak kanaat sağlayıcı delil bulunmadığı, dosyada bulunan savcılık yazısında, haksız bir aşağılama, kötüleme ve itibarsızlaştırma bulunmadığı, davacı araçlarının “hurda yığını, bakımsız, işe yaramaz, yolda kalır” nitelikte oldukları şeklinde ifadeler bulunmadığı, doğal olarak kendi araçları ile ilgili olarak göreli bir kalite iddiasında bulunduğu, bu araçların daha ekonomik olduğunu ve bu yüzden tercih edildiklerini duyurduğu, konuyla benzer olan bir başka davada Kadıköy 3.ATM’nin 2006/624-217 sayılı 10/04/2007 tarihli ret kararının Yargıtay 11. HD. tarafından 2007/9319- 2008/12199 sayılı 03/11/2008 tarihli ilam ile onandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.