MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2012 tarih ve 2011/252-2012/259 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve üstlenen sıfatı ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.06.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı .... Bank A.Ş. Vekili Av. ... ve üstlenen davalı ... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birikimi olan 20.000 TL'yi .... A.Ş. Şubesi'ne yıllık % 72 akdi faizle 07.09.1999 tarihi itibariyle yatırdığını, bilgisi, onayı alınmadan ve kandırılarak hesabın ...'de mukim paravan ... Ltd'ye aktarıldığını ve ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL'nin temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü, derdestlik ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının husumet, zamanaşımı, ve hakdüşürücü savunmasının yerinde olmadığı, davalı bankanın (Egebank) özellikle davacının da içinde bulunduğu bir kısım mevduat müşterilerinden topladığı mevduatı kayden ... bankasına aktarmış gibi gösterdiği, davacının dava konusu bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve üstlenen sıfatı ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği Off Shore bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, mülga BK'nın 125. maddesinde belirtilen zamanaşımı sürelerinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi mümkün değil ise de, davalı bankanın sorumluluğunun BK'nın 41 ve 55 ile TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin davacının parasının Off Shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması karşısında, davalı banka ve üstlenen sıfatı ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka ve üstlenen sıfatı ile davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.