MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ(. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
İ
Taraflar arasında görülen davada ... ... . Asliye Ticaret (... . Asliye) Mahkemesi’nce verilen tarih ve 2012/792-2012/792 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlular arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borca ilişkin hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, borcun vadesinde ödemediğini ileri sürerek borçluların borca yeterli miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, 520.000,00 TL alacak rehinle temin edildiğinden bu miktara yönelik ihtiyati haciz talebinin reddine, talebe konu ipotek miktarını aşan 67.663,52 TL yönünden İİK'nın 257. maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İİK'nın 45'nci maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Aynı yasanın 257'nci maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bahse konu yasal düzenlemeler, borçluya yöneliktir. Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nın 487/1'nci maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasına deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
O halde, alacaklı bankanın, genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı taşıyan ... aleyhine rehine başvuru şartı olmaksızın BK'nın 487/1'nci maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı, ipoteğin asıl borçlu lehine verildiği, kefalet borcu için ipotek verilmediği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, mahkemece salt borçlu açısından düzenleme içeren İİK'nın 257/1'nci maddesine dayanılarak kefil yönünden de istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.