MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2011 gün ve 2010/703-2011/... sayılı kararı onayan Daire’nin ....2012 gün ve 2011/8412-2012/16443 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka mensuplarının tedavi hizmetlerinin yapılması için davalı ile sözleşme imzalandığını, sağlık hizmetleri karşılığında davalının bankaya gönderdiği faturaların müvekkili bankanın uzman hekimince incelenip değerlendirilmesi sonucu uygun görülen bedelin ödendiğini ya da davalı kuruma verilen avans şeklindeki ödemeden mahsup edildiğini, davalı kuruma muhtelif tarihlerde 506.749.195.701 TL avans şeklinde ödeme yapıldığını, banka hekimince yapılan değerlendirme sonucu 18.978.987.951 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, 18.978.987.951 TL'nin talep tarihi olan 08.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini ....006,92 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, aksine davacı bankadan 20.459.198.640 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın davacı tarafından müvekkili hastanenin alacağının %...'unu bloke etmesinden kaynaklandığını, taraflar arasında varılan mutabakata göre müvekkilinin alacağının %...'u tutarındaki bir meblağın davacı bankanın uhdesinde bulundurulmasının kabul edildiğini, ....08.2003 tarihli davacı bankanın İnsan Kaynakları Müdürlüğü'nün Genel Muhasebe Müdürlüğü'ne yazdığı yazıda savunmalarının teyit edildiğini savunarak, davanın reddine, aksi halde 20.459.198.640 TL alacağın takas mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy