MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2012 tarih ve 2012/449-2012/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Valiliği Mutabakat Komitesince müvekkilinin ticaret sicilindeki kaydının silinerek ... kaydolması gerektiğine karar verildiğini, oysa müvekkilinin bilanço esasına göre defter tuttuğundan esnaf değil tacir sayıldığını ileri sürerek, anılan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın davacı hakkında tesis edilen idari işlemin iptali istemine ilişkin olup, idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle, görevsizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine,talep halinde dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ticaret sicilindeki kaydının silinerek esnaf siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 64/1. maddesi gereğince, "Bu Kanun'a tabi odalar arasında veya bu odalar ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalar arasında üye kayıt zorunluluğu bakımından çıkacak anlaşmazlıkları çözümlemek üzere il ve ilçelerde mutabakat komiteleri kurulur. Bu komiteler anlaşmazlıkları, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun belirleyeceği esaslar dahilinde çözüme kavuştururlar.". Aynı Yasa'nın 64/son maddesi gereğince de, "Komite kararlarına karşı ilgililer tarafından on gün içinde yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz edilebilir. Mahkemenin kararı kesindir...."
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacının tacir olup, Mutabakat Komitesi tarafından alınan kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, söz konusu kararın iptalini istediğine göre, yukarıda anılan Yasa hükmü uyarınca uyuşmazlığa bakma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu itibarla davaya bakmak adli yargının görevine girdiği halde idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy