MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.03.2011 gün ve 2009/743-2011/106 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.11.2012 gün ve 2011/11721-2012/18172 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl davada, müvekkillerinin oğlunun yolculuk yaptığı trenden düşerek öldüğünü, olayda yeterli gözetim ve denetimi yapmayan davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, her bir davacı için 8.000,00’er TL maddi tazminatın olay tarihi olan 16/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen dosyada ise, olayda ...’ın vefatı sebebiyle davacı baba ... için 50.000,00 TL, davacı anne ... için 50.000,00 TL, davacı kardeş ... için ....000,00 TL, diğer kardeş ... için ....000,00 TL olmak üzere manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacıların oğlu ve kardeşi olan müteveffanın hareket halindeki trenden atlamasıyla kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin tüm önlemleri aldığını, kusurunun bulunmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların desteğinin trene binmek isterken trenin hareket etmesi neticesi dengesini kaybederek perona düşüp yaşamını yitirdiği, kazada müteveffanın can güvenliği açısından gerekli dikkat ve özeni göstermediği %80 oranında kusurlu bulunduğu, gerekli emniyet tedbirlerinin yeterli düzeyde alınmaması sebebiyle davalının da olayda %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, asıl davada davacı ... için ....879,81 TL, ... için 4.885,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 16/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada davacı ... için ....000,00 TL, ... için ....000,00 TL, ... için 8.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.11.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy