MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2011 gün ve 2010/98-2011/983 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.01.2013 gün ve 2011/15769-2013/503 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Banka çalışanı dava dışı ... telkini ve talebi üzerine davalı nezdinde bulunan mevduatından fon alım satımı işlemlerinin yapılabilmesi için anılan kişinin verdiği boş dekontlara imza attığını, ancak bu kişinin, sistemin çalışmadığı veya iş yoğunluğu gibi bahanelerle yapılan işlemlere ilişkin dekont örneğini müvekkiline vermediğini, anılan davalı personelinin zimmetine para geçirdiğinin öğrenilmesi üzerine müvekkilinin hesabından tanımadığı bir kişinin hesabına 18.900.00 TL'nin gönderilmiş olduğunun öğrenildiğini, açılan kamu davasında sanık ... bu hususu kabul ettiğini, davalı Banka'nın adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 18.900,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu dekontlar altındaki imzanın davacıya ait olduğunu, davacı hesabından çekilen 18.900,00 TL'nin SMS ile davacıya bildirildiğini, ayrıca hesap ekstrelerinin de gönderildiğini ve itiraz olunmadığını, müvekkili Banka çalışanı ile davacı arasında Banka düzeni dışında özel bir para alım ilişkisinin olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, her ne kadar bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda davalı Banka'nın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş ise de, aynı olayla ilgili olarak başka mahkemelerce alınan bilirkişi raporlarında, davalı Banka'nın zarardan sorumlu tutulması gerektiği bildirilerek davanın kabulüne karar verilmiş olduğu, güven kuruluşu olan davalı Banka'nın, topladığı mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak ve objektif özen borcu altında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 18.900.00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy