MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 47. Asliye (... 2. Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2010 gün ve 2009/436-2010/405 sayılı kararı bozan Daire’nin 13/12/2012 gün ve 2011/78-2012/20734 sayılı kararı aleyhinde ihbar olunan vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki 22.04.2005 tarihli acentelik sözleşmesinin 10.09.2009 tarihinde müvekkilince tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu davalı acentenin 58.706,65 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, anılan miktarın dava tarihinden itibaren aylık % 10 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borç miktarını bildiren ve müvekkilini temerrüde düşüren bir ihtarname olmaksızın işbu davayı açtığını, ayrıca acentelik sözleşmesi nedeniyle alınmış bir üçüncü şahıs ipoteği mevcut olduğundan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulmadan alacak davası açılamayacağını, talep edilen aylık % 10 oranındaki faizin de fahiş, haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı tarafından ihbar olunan ... vekili, müvekkiline ait taşınmaz üzerinde taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi nedeniyle ipotek tesis edildiğini, davacıya taşınmaz kaydında bulunan ipoteğin kaldırılması kayıt ve şartıyla davada istenilen 58.706,65 TL’yi bildirecekleri banka hesap numarasına yatırmaya hazır olduklarına ilişkin bir ihtarname gönderdiklerini, ancak ihtarnamenin tebliğine rağmen ödemenin yapılabilmesi için bir banka hesap numarasının taraflarına bildirilmediğini, davanın haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekili ile ihbar olunan vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuş, ihbar olunan aleyhine hüküm kurulmamış olması nedeniyle kararı temyiz etmede hukuki yararının bulunmadığından ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kez ihbar olunan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar düzeltme isteminde bulunan ..., davada taraf olmayıp ihbar olunan konumunda olması nedeniyle Dairemizin 13.12.2012 tarihli ilamı ile temyiz istemi reddedildiği halde adı geçen aleyhine maktu harca hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 3.468,00 TL nisbi temyiz ilam harcına hükmedilmesi yerinde görülmemiş olup, ihbar olunan ... vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz ilamının bu kısmının düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.12.2012 tarihli 2011/78 E. 2012/20734 karar sayılı ilamıyla davalı ihbar olunana yükletilen 3.468,00 TL temyiz ilam harcının ilamdan çıkarılarak yerine “21,15 TL maktu temyiz harcının mahsubu ile bakiye peşin harcın istek halinde ...’a iadesine” yazılmasına ve ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen ...’a iadesine, 04/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy