Taraflar arasında görülen davada erilen 29/05/2012 tarih ve 2010/554-2012/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında sürekli vuku bulan ticari ilişkiler sırasında şirketin keşide ettiği çeklerden alındığını, bunlardan müvekkilinin hamili bulunduğu üç adet çekin bankaya ibraz edildiğinde mahkemece ödeme yasağının konulduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, müvekkilinin davalı şirket yetkilileri diğer davalılara şirket adına nakten para vererek bu paraların karşılığında söz konusu çeklerin alındığını, davalı şirketin kayıtlarında bu paraların kayıtlı olduğunu ileri sürerek, üç adet çek bedeli 16.650.000.000 TL'nın faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından tek imza ile düzenlenen çeklere yönelik olarak davalı şirketin icazetin kabulünü gerektirecek herhangi bir olgu ve ticari ilişkiye rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece verilen ilk hüküm davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmeyerek anılan davalılar yönünden kesinleşmiş olup temyize konu karar başlığında anılan davalıların adına yer verilmesinin maddi hata niteliğinde olup mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...ye verilmesine, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy