MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 tarih ve 2012/354-2012/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka tarafından borçlu Almer Fast Food Gıda Tic.Ltd.Şti lehine ... ve ...’nun müşterek müteselsil kefaleti ile açılan kredi hesaplarının kat edildiğini, kredi hesaplarının kapatıldığı ve nakit kredi borcunun ödenmesi gerektiği hususlarını içeren ihtarnamenin Genel Kredi Sözleşmesinde belirtilen adreslere çıkartılmış olmasına rağmen borcun ödenmediğini, alacak teminat altına alınmamış olduğundan ve borçlunun mallarını kaçırmakta olduğu yönünde duyum alındığından bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına karşı borçlu ... vekili, müvekkilinin alacaklı ile imzalamış olduğu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi’nin 52. maddesine aykırı olarak müvekkilinin adresi yeteri kadar araştırılmadan kat ihtarnamesi tebliğ edilerek ihtiyati haciz kararı alındığını, çekilen ihtarnamenin usulüne uygun olmadığından müvekkilinin temerrüde düşürülemediğini ve bu sebeple muacceliyet şartının oluşmadığını, müvekkilinin kefil olarak imzalamış olduğu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığından bahisle ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Alacaklı vekili, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, hesabın kat edildiğine dair çekilen ihtarnamenin imzası taraflarca inkar edilmeyen Genel Kredi Sözleşmesi’nin 52. maddesine uygun olduğu, ihtiyati haciz isteminin ihtar ile verilen süreler geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, karşı taraf (borçlu) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, karşı taraf (borçlu) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy